23- Irkçılık

23- Irkçılık
23- Irkçılık 

23- Irkçılık

Allah'ınKitabı'ndan: "Göklerinve yerin yaratılması, dillerinizin ve renklerinizin değişik olması, O'nunvarlığını gösteren delillerindendir. Şüphesiz ki bunda, bilenler için niceibretler vardır." Rum Sûresi âyet 22

Irkçılık soyuna zülmü üzerinde yardım etmektir

FilistinlilerdenKesîr oğlu Ubade kendilerinden Fesîle isimli kadının -babamı şöyle anlatırkenişittim- dediğini rivayet ediyor:

"Allah'ınResûlü'ne sordum:

-Ya Resûlellah! (Sizsoyculuğu-ırkçılığı yeriyorsunuz.) Acaba kişinin ırkını sevmesi ırkçılık mıdır? (Ne buyurursunuz?)

Hz.Peygamber şöyle buyurdu:

-Hayır değildir. Ne var ki ırkçılık kişinin ırkına (diğer ırklara karşı yaptığı) zulüm üzerinde yardım etmesidir.1

Irkçılığın helâl ve haram kısımları

Allah'ınResûlü "(İslâm'îölçüleri aşarak) günaha girmedikçe sizin en hayırlınız soyunu-ırkınısavunanınızdır."* buyurmuşlar,bu ve benzeri hadîsleri ile olumlu soyculuk-ırkçılık davasını tasvip ve biranlamda da teşvik etmişlerdir.

Busebeble İslâm Dînine yaptığı büyük hizmetler dolayısıyla soyunu-ırkını sevmeninveya İslâmî çizgide gelişmesi için mücadele vermenin ya da bu anlamdakimilliyetçiliğin meşru olduğu açıktır.

Müslümanlarınkurmakla mükellef oldukları kültürel, siyasî ve iktisadî birliğin oluşmasınaengel olan veya kurulu birliğin zafa uğramasına veya çökmesine sebeb olansoyculuk-ırkçılık ise olumsuzdur ve Peygamber'imizin diliyle şiddetle kınanmış,bağlıları da şöylece yerilmiştir.

"Soyculuk-ırkçılıkdavasına çağrıda bulunan bizden değildir. Soyculuk-ırkçılık davası uğrunasavaşan bizden değildir. Soyculuk-ırkçılık yolunda ölen de bizden değildir."*

SahabîEbûl-Fesîle soyculuk-ırkçılık anlayışının İslâm'a göre olumlu olup-olmadığınıöğrenmek için sual sormuştur.

Peygamber'imizinverdiği bu cevaptan ve genel Kur'ân ve Sünnet düstûrlarından yararlanarak İslâmDîni'nin reddettiği soyculuk-ırkçılık davasının vasıflarını üç madde halindeşöylece özetleyebiliriz.

a-İslâm'ın bağlısı olmasa da damarlarındaki asil kandan ötürü gibi hurafelerlesoyunun-ırkının büyüklüğüne inanmak,

b-Zulmedici de olsa onu zulmü üzerinde desteklemek ve bir de,

c-İslam'dan kaynaklanmayan emperyalist bir emelle diğer soy ve ırklara hakimolmasının kültürel, siyasî, iktisadî yollarla ve sıcak harple mücadelesinivermek.

Menfisoyculuk-ırkçılık davası tarih boyunca müslümanlara zarar vermiştir.

Buradabilvesile işaret edelim ki, 19. asırda ve 20. asrın başlarında Osmanlı Devleti­'niparçalamak için çırpınan batı emparyalizmi, İslâm'ın reddettiği menfisoyculuk-ırkçılık (milliyetçilik) fikirlerini müslümanların arasına sokarak buemelinde başarıya ulaşmıştır.

İslâmülkelerinin İslâm çizgisinde birleşerek siyasî ve iktisadî bir blokoluşturamamaları, böylece rahatlıkla sömürülebilmeleri için Amerika ve Avrupaemperyalizmi ile Rus emperyalizminin devrimizde yerli işbirlikçileriyle tahrikettiği en büyük manevî unsur da yine bu menfi soyculuk ırkçılık (milliyetçilik)davası olmuştur ve olmaktadır. Bu sebeble özellikle dil kökenleri bakımındanTürk, Kürt, ve Arap olan müslümanların duyarlı olmaları gerekir.

Soyunu anıp hücuma geçmekte mahzur yoktur

SahâbîEbüd-Derda'nın (r.a.) dostu olan Bişr Et-Teğlebî anlatıyor:

"Dımaşk'deAllah'ın Resûlü'nün (s.a.v.) sahâbîlerinden İbnü Hanzeliye adında, toplum içinepek çıkmayan bir sahabî vardı. Kendisini namaza vermişti. Namazını cemâatlekıldıktan sonra (evine;) ailesinin yanına dönünceye kadar tesbih ve tekbir ilezikir yapması, insanlarla pek az oturup sohbet etmesine sebeb olurdu.

(Birgün) Ebud-Derda'nın yanında otururken yanımıza uğrayınca Ebud-Derda ona; "Bizefayda verip sana zarar vermeyecek bir çift söz (söyleyiver bakalım)" dedi. O daşöyle anlat(maya başla)dı.

Hz.Peygamber bir askerî müfreze çıkarttı. Bu müfrezenin dönüşünden sonra müfrezeyekatılanlardan biri Resûlellah'ın bulunduğu bir toplulukta oturdu ve yanındakisahâbîye anlat(mayabaşla)dı.  

-Düşmanla karşılaştığımızda bizi bir göreydin. Filanca yiğit (ortaya çıkıp düşmanın üzerine) atıldı. (Atılırken de;) 

-Ben Gifar Oğullarından bir yiğidim, al sana benden bir darbe, (karşı durabilirsen dur bakalımdiyerek) darbesiniindirdi.

Sahisen bu muharip gencin böyle diyerek hücuma geçmesini nasıl değerlendiriyorsun?

-(Soy taassubuile hareket ettiği için) ben onun ecrini (sevabını) zayi ettiği kanaatindeyim. Bu konuşmayı işiten birdiğer sahâbî de söz alarak: 

-Ben bir sakınca görmüyorum, dedi.

Çelişenbu iki görüş çatıştı. (Fikrî çatışma süre dursun) Hz. Peygamber dinle(yerek ihtilafın mahiyetini öğren)di. Öğrenince de şöyle buyurdu:

-Sübhanellah! (Bu yiğit savaşçının cihâdısebebiyle)Allah tarafından mükâfatlandırılmasına ve insanlar tarafından övülmesine birengel yoktur."

Hadîsirivayet eden Bişr şöyle diyor:

"Buolayı dinlemiş olmaktan ötürü Ebud-Derda'yı pek sevinmiş gördüm. Başını İbn-üHanzeli'ye doğru kaldırdı ve ona sordu:

-Bu hadîsi Allah'ın Resûlü'nden (s.a.v.) bizzat sen duydun mu?

-Evet (duydum.)

Ebud-Derdabu suali ona tekrar tekrar sorarak öylesine yaklaştı ki İbn-ü Hanzeliye'nindizleri üzerine çökecek demekten kendimi alamadım."2

Irkçılık konusunda sahâbîler de ihtilafetmiştir

SahâbîEbûd-Derda'nın: "Bu hadîsi bizzat sen Allah'ın Resûlü'nden duydun mu?" şeklindesual sorması ve "evet" cevabını alınca da pek sevinmiş olması ırkçılıkkonusundaki görüşlerinde yanılmamış olmasından ötürü olsa gerektir.

Buhadîs ve Ebûd-Derda'nın suali göstermektedir ki devrimiz mü'minleri arasındaolduğu gibi Allah'ın Resûlü­'nün ırkçılıkla ilgili açıklamalarının bütününübilmeyen sahâbîler arasında bile bu konuda farklı görüşler ileri sürülmüştür.

Niçin kafir ırkınla öğünüyorsun

İranasıllı ve azadlı bir sahâbî olan Ebu Ukbe (r.a.) anlatıyor:

"Uhudharbinde Allah'ın Resûlü ile beraber (savaş)dım.

Sıcakçatışma sırasında bir ara Mekkeli putperestlerden birine bir darbe indirdim. (İndirirken de):

-Ben İranlı bir yiğidim. Al bakalım benden de bir darbe, diyerek kükredim.

(Sözlerimiduyan) Allah'ınResûlü bana dönerek şöyle buyurdu:

-(Niçin öylesöyledin?) BenEnsardan bir gencim, al bakalım benden de bir darbe, demeliydin."3

Kâfir ırkla iftihar günahtır

a)Ensar, yalnız Medine asıllı müslümanlara değil, Mekkeli muhacir müslümanlarındışındaki bütün sahâbîlere verilen genel isimdir.

b)İran, Uhud savaşı sırasında müslüman değildi. Bunun içindir ki PeygamberimizEbu Ukbe'­yi kendisini kâfir ırkına nispet ettiği için tasvip buyurmamıştır.

Irkınadeğil, kâfir ırkına nispet ettiği için tasvip buyurmamıştır. NitekimPeygamberimiz bir önceki hadîste geçtiği üzere "Ben Gifar Oğullarından biryiğidim" diyereknefsini soyuna nisbet ettiğini öğrendiği kişinin bu davranışında bir sakıncagörmemiştir.

Müslüman,kendisini İslâm toplumunun üyesi bilmeli, Hak inancı ırka üstün tutmalıdır.Peygamber'imizin Ebu Ukbeyi "Ensarlı bir yiğidim" demeye teşvik buyurmasınınsebebi budur.

Sunduğumuzbu hadîs iftihar ederek nefsimizi kâfir ırkımıza nisbet edemeyeceğimiziöğretirken, müslüman ırkımızın kâfirlik döneminin İslâm'la örtüşmeyen kültürünesahip çıkamayacağımızı da öğretmektedir.

Kötü soyu ile anılabilir

Hz.Aişe'den... (r.a.)

(Müslümanolarak bilindiği halde henüz kalbine îman akmamış bulunan) bir adam Allah'ın Resûlü'­nünhuzuruna kabul edilmek için izin istedi.

Allah'ınResûlü:

-Filanca soydan olan bu adam ne kötü bir adamdır, dedi ve sonra da, içerigirmesi için izin veriniz, buyurdu.

Adamiçeri girince Hz. Peygamber (ilgi göstererek) onunla güzel güzel konuştu. (Adam ayrılıp gidince) Hz. Aişe şöyle deyiverdi:

-Ya Resûlellah! Siz bu adam hakkında (şöyle şöyle) konuşmuş iken (huzurunuza gelince) ona güzel sözler söylediniz. (Sizden bir başka örneğinigörmediğim bu davranışınıza bir anlam veremedim.)

Hz.Peygamber şu açıklamayı yaptı.

-Ya Aişe!Kıyamet Günü'nde Allah katında insanların en aşağılık olanı ahlâksızlığındankorunmak için insanların kendisinden ilişkiyi kestiği (veya dilinden sakınmak içinkendisine ikramda bulunduğu) kişidir.4

Sünnet bazen caiz olanı öğretir

İlkbakışta Peygamber'imizin yüce ahlâkı ile uzlaşmaz görülen bu hadîs, üç mühimgerçeği öğretmektedirki; şöylece ifade edebiliriz.

a-Allah'ın Resûlü Muhammed (s.a.v.)'ın mukaddes hayatında zaman zaman görülen veO'nun bilinen ahlâkî yaşayışı ile tenakuz (çelişki) arzeden sözleridavranışları ve işleri, o konudaki bir ruhsatı (izni) açıklamak içindir.Meselâ; bu hadîste görüldüğü üzere O'nun hoşlanmayacağı tarzda bir insanıngıyabında konuşması, zina, faiz, ferd ve toplum haklarına tecavüz gibiharamları açıkça işleyen insanların gıyabında onlardan söz edilebileceğiniöğretmek içindir.

b-Kötülüğü ile bilinen bir kişi ile konuşurken kötülüklerini mazur görmeksizin veonu övmeksizin onunla güzel güzel konuşmak ahlâkî bir yüceliktir.

Peygamber'imizinyerdiği kişi ile onu mazûr görmeden ve övmeden güzel güzel konuşması bizlerefiili bir örnek olmuştur.

c-Allah'ın Resûlü Medine'de Kurduğu İslâm Devleti'nin Peygamber devlet başkanıolması sıfatıyla manevî bakımdan güçlü olduğu gibi maddî bakımından daotoriteli idi. Dilediği kişi için ürkütücü, korkutucu ve cezalandırıcıolabilirdi.

Eğerbu kişiye layık olduğu şekilde olumsuz davransaydı zarar geleceği endeşiseyleo, Peygamberimizle irtibatını koparırdı. Oysaki alâkasını kesmesinden değil,ancak sürdürmesinden bir hayır doğabilirdi.

1 Mişkâtül-Mesabih Mâce Filen 7, Müsned 4/107.

* Ebû Davûd Edeb 113, M. Mesâbîh Hn. 4906

* Ebû Davûd Edeb 113

2 Ebû Davûd Libas 26, (Hn. 4071) Hadisin ilk bölümütercüme edilmiştir.

3 Ebû Davûd Edeb 113, Min Min İcatil-Mefâtîh 4/661

4) Buhârî Edeb 48, Ebû Davûd Edeb 6

 

 

 



Ali Rıza DEMİRCAN
http://www.alirizademircan.net/23-irkcilik-15-473h.html



Sexual Life According To IslamİSLAMA ƏSASƏN SEKSUAL HƏYATСЕКСУАЛЬНАЯ ЖИЗНЬ СОГЛАСНО КАНОНАМ ИСЛАМАئىسلامدا جىنسىي تۇرمۇشبيان حكم استرقاق الأسيرات و الاستغلال الجنسي لهن في ضوء القرآن والسنة
Ana Sayfa | Biyografi | Eserleri | Cuma Hutbeleri | İnceleme Makale | Güncel Konular | Haberler | İletişim