23- Eşler Arasında Cinsel Haramlar ve Keffâretler -4 Cinsel Görevden Kaçınmak

23- Eşler Arasında Cinsel Haramlar ve Keffâretler -4 Cinsel Görevden Kaçınmak
23- Eşler Arasında Cinsel Haramlar ve Keffâretler -4 Cinsel Görevden Kaçınmak

23- Eşler Arasında Cinsel Haramlar ve Keffâretler -4 Cinsel Görevden Kaçınmak

Evlilikiçi cinsel haramlardan biri de, eşlerin her birinin cinsel görevlerinizamanında ve gereğince yapmamasıdır.

Herbir haram, iç huzursuzluğuna sebeptir. Bir diğer haramı davetçidir. İşlenildiğiortamın huzûrunu ve bereketini gidericidir.

Devrimizdepek çok eşdeki ruhsal tedirginliğin, teşhirciliğe varan giyim tarzının, zinayasürüklenmenin, tatminsiz ve güvensiz yaşantının temel sebeblerinden biri de,cinsel görevleri anında ve gereğince yapmama haramının çok çok işlenmesidir.

Özelliklekadınların pek çok işlediği bu haram, üstelik önemsenmemektedir. Önemsenmeyenbazı olumsuz eylemlerin ise günahkâr kılacağı hususu, Kur'ân-ı Kerîm'deaçıklanmaktadır. Yüce Allah şöyle buyurur:

"... Siz bir işi önemsizsanırsınız. Ama o, Allah katında büyük bir günah (olabilir)"1 

Kadının cinselgörevden kaçınması

İslâmDini'nin sunduğu cinsel haramlardan biri de, kadının hastalık gibi sıhhî, âdetve lohusalık hali gibi dinî bir özrü olmaksızın, kocasının cinsel arzularınakarşılık vermemesi; cinsel görevinden kaçınmasıdır.

Cinselhayat, evlilik hayatının temeli ve yaşatıcı sebebi olduğu için, özelliklekadının cinsel görevini yapmaması, yapsa da sık sık engeller çıkarması açık birzulüm; kesin bir haramdır.

Buharamı delillendiren hadisleri sunmadan önce, kadının özellikle cinsellikbakımından kocası karşısındaki durumunu açıklayan hadislere yer vermekte faydagörüyoruz.

  • Sahâbi Huseynb. Muhsan, anlatıyor. Teyzem bana şöyle dedi:

Biriş için Allah'ın Resûlü'ne geldim.

-Ey kadıncağız! Kocan var mı? buyurdu. Ben de:

-Evet (var) dedim. (Daha sonra aramızda şukonuşma geçti).

-Kocanla aran nasıl?

-Âciz kaldığım hizmetleri dışında bütün gücümü kullanarak ona karşı vazifelerimiyerine getirmeye çalışıyorum (Yâ Resûlallah!)

-Kocanlailişkilerini iyice bir gözden geçir bakalım. Zira o senin Cennet'in veCehennem'indir.2

Buhadisden açıkça anlaşılmaktadır ki koca, mü'min kadının Cennet'e veyaCehennem'e girmesinin ana sebeplerindendir.

Kadınınkocasını Cennet'e girmeye aracı kılabilmesi için yapması gereken görevlerindenbiri ve başlıcası, onun cinsel arzularına saygı duymasıdır.

Bugerçeği Allah'ın Resûlü şöyle açıklıyor:

  • SizeCennet'lik kadınlarınızı tanıtayım mı?

Onlar,kocalarına zulmettikleri veya kocaları tarafından bir haksızlığa uğratıldıklarızaman (bile kadınlık bilinciyle) kocalarına karşı:

-Senihoşnut etmedikçe uyumayacağım diyebilen, kocalarına düşkün, doğurgankadınlardır.3

Kocayıhoşnut etmeden uyumamayı Allah'ın Resûlü bir diğer hadislerinde "nefsi kocaya sunmadan uyumamak" olarak açıklamışlardır.4

Allah'ınResûlü'nün bir hadislerine göre zikreden dil ve şükreden kalbin yanısıra sâhipolunabilecek üç büyük nimetten biri olan Müslüman kadının, cinsel bakımdan kocakarşısındaki durumu budur.

Bizözenle seçip, özellikle sunduğumuz bu hadislerle Cennet'lik kadın olabilmekiçin kocanın cinsel arzularını önemsemenin yeter olduğunu ifade etmekistemiyoruz. Yalnızca cinsel bakımdan kocaya önem vermenin gerekliliğiniaçıklamaya çalışıyoruz.

Allah'akulluğun gereği olarak ahlâkî değerleri ve kadınsı özellikleriyle kocasınımutlu etmeye çalışması gereken kadının, sebebsiz olarak kocasına kaşı cinseldirenişe geçmesi, onun arzularını basite alıp çiğnemeye kalkışması,onaylamadığı ilişkiyi tecavüz olarak nitelemesi, elbetteki büyük bir suç, azîmbir günahdır.

Şimdibu suçluluğu-günahlılığı belgeleyen hadisleri sunalım.

      • Kadının cinsel görevden kaçınmasınıyasaklayan hadisler

  • "Kişi cinselilişkide bulunmak için karısını davet ettiği zaman, karısı ocak başında yemekpişirir olsa da kocasına icâbet etsin."5
  • "...Canımınkudreti altında bulunduğu Allah'a yemin ederim ki kocasının (kocalık) hakkını ödemedikçe kadın Rabbininhakkını ödemiş olamaz..."6
  • (Cinsel ilişkide bulunmak için) Kişi karısını yatağına çağırdığı zaman, (tıbbî veya dinî bir mazeretiolmaksızın)kadın gelmekten kaçınır, kocası da bu sebeble ona kırgın ve kızgın olarakgecelerse, melekler sabaha kadar o kadının Allah'ın öfkesine uğramasınıdilerler.7
  • "Dönünceyekadar sahibinden kaçan esirin (kölenin),kendisini istemeyenlere imamlık yapan kişinin vebir de kendisine kırgınlığı ve kızgınlığı devam edip dururken kocasının cinselarzularına karşı direten kadının...

Buüç zümrenin namazı kulaklarını aşmaz; (Allah katına yükselip kabul olunmaz.)"8

Yukarıdasunduğumuz hadislerden açıkça anlaşılacağı üzere karısının cinselliğindenyararlanmak, kocanın en tabîi hakkıdır. Bu hakkını kullanmasına yardımcı olmakda kadının en tabîî görevidir. Dinî ve tıbbî bir mazereti olmaksızın nedensizolarak bu görevini yerine getirmeyen kadın; hem suçlu, hem de günahkârdır.9

  • Kadınlıkgörevinden kaçınan kadın suçludur!

Suçludur.Çünkü aile hayatının temeli ve nafaka almasının sebebi olan cinsel görevleriniyerine getirmeyerek, kocasının hakkına tecavüz etmektedir.

Butecâvüz bir suçtur. Suç olduğu içindir ki ceza gerekir. Aile mahremiyetinikorumak için tazîr şeklindeki bu tür cezayı vermek ve uygulamak hakkı kocayaverildiğinden, koca flört ve zina yapan, kadınlık görevini yapmayan, üsteliksaldırganlaşan karısını boşayabilir, terbiye etmek amacıyla yaralamayacakşekilde fiziksel etkiye maruz bırakabilir. Hiç şüphesiz bu bir görev olmayıp,yalnızca kullanılabilir bir izindir. Ayrıca kadına uyarı niteliğinde önce öğütverilmesi, sonuç alınamaması halinde ise bir süre ev içinde cinsel yöndenyalnızlığa itilmesi gerekir. İslâm hukukçularının büyük çoğunluğuna göre öğütveremeyen ve arzularını dizginleyerek, yalnızlığa itemeyen kocanın dövmek hakkıyoktur. 10 

Öğütdinlemeyen ve ilgisizlikten etkilenmeyen görevini yapmaz kadın; yüzü, karnı veüreme organına vurulmaksızın ve morartılmaksızın fiziksel etkiyeuğratılmasından ötürü kocası aleyhine dava da açamaz. Çünkü koca yetkisinikullanmıştır.11

"Kişikarısını dövmesinden ötürü soruşturmaya marûz bırakılamaz"12 anlamındaki hadis bu tür dövülmeyiiçine almaktadır.

"Allah'ınkadın kullarını dövmeyiniz" şeklindeki öğüt ve emir vermiş bulunmasına vehayata boyunca hiçbir sebeble, hiçbir eşini dövmemiş olmasına rağmen Allah'ınResûlü, cinsel nitelikli haklı gerekçelerle eşlerini döven sahâbilerionaylamamakla birlikte, kınamamıştır.

Aşağıdasunacağımız hadis bu husûsa açıklık getirici vasıftadır.

  • Ebu Saîd(r.a.) anlatıyor.

Bizleryanında bulunuyorken Allah'ın Resûlü'ne bir kadın geldi ve şöylece şikâyettebulundu:

- (Yâ Resûlallah!) Kocam Safvan b. Muattelnamaz kıldığım zaman beni dövüyor. Oruç tuttuğum zaman orucumu bozduruyor.Sabah namazını da güneş doğduktan sonra kılıyor.

Allah'ınResûlü huzûrunda bulunan Safvan'a karısının şikâyetlerine ne diyeceğini sordu. (Sorunca da) Safvan şöylece konuştu:

-Karımın "namaz kıldığım zaman beni dövüyor" demesi doğrudur. Ancak bir namazdaiki (uzun) sûre okuyor, ben de onun böyleiki uzun sûre okumasını men ettim. (Ama söz geçiremedim).

Allah'ınResûlü, Safvan'ın bu açıklaması üzerine şöyle buyurdu:

-Evet (okunan) bir (kısa) sûre de olsa namaz kılan her birkişi için kâfi gelirdi.

Safvancevablandırmaya devam ederek şöyle dedi:

-"Oruç tuttuğum zaman orucumu bozduruyor" şeklindeki şikâyeti de gerçektir.

(YâResûlallah! Karım) Nâfile oruçlara devam edip gidiyor. Ben ise genç bir adamım, (üstelik gece çalışıyorum) sabredemiyorum.

Safvan'ınbu sözleri üzerine Allah'ın Resûlü şöyle buyurdu:

-Kadın ancak kocası ile anlaşarak (nafile) oruç tutabilir.

- (Ya Resûlallah! Karımın) "Sabah namazını güneşdoğduktan sonra kılıyor" şeklindeki şikâyetine gelince...

Bensanâatkârım. Yaptığımız iş de geceleri yapılageliyor. (Geç yattığımız için de) neredeyse hemen hemen güneşdoğmadan uyanamıyorum...

Safvan'ınbu beyanı üzerine ise Allah'ın Resûlü şöyle buyurdu:

-YaSafvan! Uyandığın zaman sabah namazını hemen kıl.13 

Buhadis, eşinin arzulu bekleşiyini bildiği halde namazını uzatıp duran ve kocasıgece çalıştığı için gündüz arzulanacağı bilincinde olduğu halde oruca kalkankadının mazur görülemeyeceğini göstermektedir. Ayrıca bu hadis, namaz ve oruçgibi ibâdetlerin, eşe ve işverene karşı görevlerin yapılmasına mani olmamasıgereğine de işaret buyurmaktadır.

  • Kadınlıkgörevinden kaçınan kadın günahkârdır

Kocasıarzuladığı zaman kadınlık görevlerini yerine getirmeyen kadın suçlu olduğugibi, günahkârdır da. Çünkü o, kocaya meşru arzularında itâati emreden Allah'ave O'nun Resûlü'ne karşı gelmekte, böylece haram işlemektedir.

Bununiçindir ki meleklerin bedduâsına uğramakta ve Allah'ın öfkesine marûzkalmaktadır.

Buradayeri gelmişken ifade edelim. Kadının kocasının arzularına değil karşı çıkması,-geldim, geliyorum, geleceğim- diyerek ertelemesi bile haramdır. Bu gibidavranışlar da kadını ilâhî la'net gölgesi altına sokar. Aşağıda sunacağımızhadis, bu gerçeği açıklamaktadır.

  • Allah'ınResûlü:

-Allaherteleyen kadına la'net etsin, buyurdu ve erteleyen kadını, -geldim, geleceğim-diyerek kocasını oyalayan kadın olarak tarif etti.

 

"Erteleyenkadınlar kimlerdir Ey Allah'ın Peygamberi?" şeklinde bir soru üzerine Allah'ınResûlü (sav) erteleyen kadınları şöylece de tarif buyurdu:

"Erteleyenkadınlar, kocaları tarafından arzulanıp istenen, fakat kocaları uyuyuncayakadar onları bekletip oyalayanlardır."14 

  • Kadınlıkgörevlerini yapamayan kadın mazûr olabilir mi?

Kocasınakarşı kadınlık görevlerini yapmak istemeyen kadının hem suçlu hem de günahkârolacağına dâir yukarıda yaptığımız açıklamalar, bizi bir gerçeğin açıklamasınadaha götürmektedir.

Genelolarak her kadının üstesinden gelebileceği kadınlık görevlerini îmanlı birgönülle ve içtenlikle yapmak istemesine rağmen, ardı arkası kesilmeyen kocaarzularına güç yetiremeyen kadın da suçlu ve günahkâr olur mu? Hiç şüphesizhayır. Böyle bir kadının Allah katnda mazur olacağı muhakkakdır. Çünkü Allah,güç yetirilemeyenleri teklif etmez. Teklif etmeyecekleri için de sorumlututmaz.

Budurumda kadını bunaltma gereği yoktur.

Yapılabilecektek iş, sabırdır veya toplum şartlarının gerektirdiği ölçüler içinde ve İslâmagöre de meşrû olacak şekilde gerekeni yapmaktır.

"KadınınCinsel Görevinden Kaçınması" şeklindeki cinsel haram üzerindeki incelememizibitirirken, feministler yanısıra her düşünürün ilgi duyacağı bir husûsusualleştirip cevaplandırarak açıklayalım.

Kadınınkocasının arzularına anında icâbet etmek mecburiyeti, bir mağdûriyet olarakdeğerlendirilemez mi?

Aileninhuzûru ve toplum ahlâkının korunması için kadına yüklenen bu görevin, onunmağdûriyeti anlamına gelemeyeceği açıktır. Eğer bu durum bir mağduriyet olarakdeğerlendirilirse, arzuları karşılanmadığı için tedirgin edilen, moral gücüzaafa uğratılan ve zinaya itilen erkeğin mağdûriyetini de kabul etmek lâzımdır.

Aslındaortada üzerinde durulacak bir mağdûriyet de yoktur. Çünkü insan her an cinselilişkide bulunabilen bir varlıktır. Bu sebeple tatlı sözlerle iltifat gören,gereğince ve arzuyla sevilen kadının, kocasının arzularına karşılık verirkenmağdûr olacağı ileri sürülemez.

Cinselilişkiye başlama zamanının onayı alınmaksızın iradesi dışında belirlenmesininbazı kadınlarda iç burukluğuna sebeb olacağı düşünülebilir. Ancak unutmamaklâzımdır ki ısrarla arzulanma ve sevilmenin onuru, bu burukluğu giderecekgüçtedir. Kaldı ki ilişki için eşinin arzulu zamanlarını gözetmesi, Müslümanerkeğin dindarlık gereğidir.

Erkeğin cinselgörevden kaçınması

Kadınıncinselliğinden yararlanmanın kocanın en tabiî hakkı olduğunu, onun bu hakkınıkullanmasına yardımcı olmanın kadının en tabiî görevi bulunduğunu ve bugörevini yapmayan kadının suçlu ve günahkâr olacağını açıkladık.

Hiçşüphesiz aynı şekilde kocanın cinselliğinden yararlanmak da kadının hakkıdır.Bu hakkını almasına yardımcı olmak da kocanın vazifesidir. Kocanın buvazifesini yapmaması, onu hem suçlu, hem de günahkâr kılar.15

Hakkıhep erkekte, görevi de hep kadında gören anlayış İslâm dışıdır. Gerçicinsellikde görev yapılırken hak alınmış, hak alınırken de görev yapılmış olur.Ancak hakkın ihtiyaç duyulduğu zaman gereğince alınmaması da, kişi aleyhine birzulümdür.

Cinselgörev yönünden kadınla erkek arasında bazı farklar bulunduğu için, erkeğincinsel görevini yapmamasını kadının cinsel hakkının çiğnenmesi şeklindeincelemeyi daha uygun buluyoruz. Önce İslâm Dini'nde kadın cinselliğinin nasıldeğerlendirildiği üzerinde bir hatırlatma yapalım.

İslâm'daerkek gibi kadın da cinselliği olan bir varlık olarak değerlendirilmekte,görevlendirmede aralarında fark gözetilmemekedir. Kısaca şöyle bir özetçıkarabiliriz:

Erkeklereolduğu gibi kadınlara da gözlerini korumaları emrolunmakta, erkekler gibikadınlara da zina yasaklanmaktadır. Zina sebebiyle erkeklere verildiği gibikadınlara da ceza verilmektedir.

Örnekleriçoğaltabiliriz.

Görülüyorki cinsel yükümlülükler yönünden kadın da erkek gibidir. Kadın erkek gibisorumlu olur da erkek gibi hak sahibi olamaz mı? Elbete ki olur. Olmuşdur da.

Kadının cinselhakları

Kadınacinsel hakları verildiği içindir ki İslâm Dini'nde evlilik içinde cinselhayattan çekilme, zıhâr ve îlâ haram kılınmış, cinsel ilişki de sevilipgözetilmesi emrolunmuş, kocanın iktidarsızlığı halinde evliliği sona erdirmekiçin kendisine davâ açmak hakkı verilmiştir.*

  • Cinsel bakımdankadının korunması

Cinselbakımdan kadın da erkek gibi korunmaktadır.

Korunduğuiçindir ki verilmemesi halinde cinsel hakkını isteyebilir. Diğer bir ifadeylekocasını cinsel görevini yapmaya mecbur ettirebilir.

Buradaerkeklerle kadın arasında iki ana fark vardır. Bunlar da;

a)Erkeğin cinsel hakkını hemen isteyebilir olmasına karşılık, kadının bir süreyeihtiyacının olması.

b)Erkeğin hakkını bizzat taleb eder olmasına karşılık, kadının ancak mahkemeyoluyla isteyebilir olmasıdır.

Kadınınaleyhine gibi görülen bu farklılıklar, aslında erkekle kadının bedenî ve rûhîyapılarının farklılığından kaynaklanmaktadır.

Herdüşünür insanın tesbit edebileceği bu farklılıklardan bazıları sunulacak ikiörnekte görüleceği üzere cinsel niteliklidir.

a-İstisnaî tipler bir tarafa, genel olarak kadın rûhû ve bedeni ancak uyarıldığızaman cinsel birleşime arzulu ve hazır olur. Erkek ise kadından farklı olarakdoğrudan cinsel devreye girebilir.

Tarihîdönemlerden günümüze kadar dünyanın her ülkesi ve toplumunda kadının arzuedenden çok arzulanan olması ve bu sebeble de cinsel fuhuş endüstrisine sermayeedinilebilmesi, tesbitimizin delilidir.

b-Bir diğer önemli fark da arzu etmese bile kadının cinsel ilişkidebulunabilirliğine karşılık, erkeğin buna güç yetirememesidir. Zira erkekte rûhîve bedenî isteksizlik sertleşmeyi engelleyeceği, bunun da cinsel eylemisonuçsuz bırakacağı açıktır.

Pratikhayatta cinsel isteğin çoğunlukla erkekten gelmesinin sebebi, hiç şüphesizerkekle kadın arasındaki bir kısmını açıklamaya çalıştığımız farklılıklardır.Yukarıda açıklamaya çalıştığımız rûhî ve bedenî yapı farklılığı sebebiylekadın, cinsel hakkını talebinde zaman ve şekil bakımından özel hükümlere tâbitutulmuştur.

Kocasıtarafından cinsel yalnızlığa mahkûm edilmek istenen kadın, kocanın tavrınınkasdîliğine karar verebildiği gün, İslâm toplumunda mahkemeye başvurabilir.

Buradabelirli bir süre konulmamıştır. Makul olan da konulmamış olmasıdır. Çünkükadınlar, cinsel ihtiyaçlar bakımından son derece farklıdırlar.

Allah'ınResûlü'nün döneminde de görüldüğü üzere doğum yapıp lohusalık devresini bitirirbitirmez evlenmek isteyen kadınlar olabildiği gibi, bir çocuğu için bütün birömrünü dulluğa mahkûm eden kadınlar da olagelmiştir.

Evet,kadın cinsel yalnızlığa mahkûm edilmek istendiğine karar verebildiği zaman,kocası aleyhine dava açabilir.

  • Kadın mahkemeyebaşvurabilir

Kocasıtarafından kasıtla cinsel mağdûriyete mahkûm edilmek istenen kadının mahkemeyebaşvurabileceği ictihâdında bulunan İslâm bilginleri, şöylece görüşbildiriyorlar:

"Hastalıkgibi bir özrü bulunmaksızın, zarar vermek maksadıyla karısı ile cinsîmünâsebette bulunmayan kişi aleyhine karısı dava açabilir.

Hâkimtarafından kocaya cinsî münâsebete başlaması emrolunur. Eğer koca dayatır dacinsel yoksulluğa mahkûm etmek amacıyla cinsî münasebete başlamazsa;

a)Hiçbir süre vermeksizin evlilik sona erdirilerek, araları tefrik olunur. Ya da,

b)Kocaya îlâ yapana uygulanan hüküm uygulanır.

Birdiğer anlatımla kadının mahkemeye başvuru tarihi esas alınarak, kocaya dört aysüre tanınır. Dört ay içinde karısıyla cinsî temasa geçmezse, dört ayın sonundahâkim kocaya cinsî münasebete başlamasını veya karısını boşamasını emreder.Hiçbirini yapmazsa, hâkim karı kocayı ayırır."16

Büyükmuhaddis ve müctehid İmam Ahmet b. Hanbel de aynı görüşleri paylaşmaktadır.

Onagöre dört ayda bir defa olsun cinsî münâsebet farzdır. Çünkü Allah Îlâ* için dört aylık süretanımıştır. Kişi îlâ yapmış olsun veya olmasın, dört aydan fazla karısınıilgisizliğe mahkûm edemez. Etmeye kalkışırsa kadın tarafından aleyhine davaaçılabilir.

Ahmetb. Hanbel'in aşağıda sunacağımız bir diğer içtihadı konumuza daha da ışıktutacak vasıftadır:

Şuveya bu sebeble yolculuğa çıkan kişi, hastalık ve tutukluluk gibi dönüşünüengelleyen bir mâni yoksa, altı ay içinde dönmek mecbûriyetindedir.

Dönmezde kadın dava açarsa, kendisine dönmesi yazılı olarak bildirilir. Dönmemekteısrar ederse hâkim evliliği sona erdirir, aralarını ayırır.

Onunbu içtihadının bir delili de Hz. Ömer'in uygulamasıdır. Hz. Ömer Halîfe-imüslimin olduğu dönemde, Medîne'deki bir gece kontrolü sırasında bir evdennağmeli bir ses işitir:

Nağmeninsâhibi kadın, manzum olarak kocasının uzakta olduğundan sızlanmakta, eğerAllah'dan korkup insanlardan utanmasaydı, doruğa çıkan cinsel arzularını tatminetmek için ne yapacağını bildiğini dile getirmektedir.

Hz.Ömer, kadının durumunu araştırır, kocasının silâh altına alınmış bir mücâhidolduğunu öğrenir.

Allah'ınResûlü'nün eşlerinden olan kızı Hz. Hafsa'ya bir kadının ne kadar süre cinselayrılığa sabır gösterebileceğini sorar. Sonra da iki ayı gidip-gelme müddetiolmak üzere askerler için altı aylık süre belirleyip, bir genelge ile bildirir.17

İbâdet amacıyla daolsa kadın cinsel yoksulluğa terkedilemez

Erkeğinkarısının cinselliğine zarar vermek amacıyla cinsel görevini yapmaması haramolduğu gibi, daha çok ibâdetli bir kul olabilmek için cinsel hayattan çekilerekkarısını cinsel yalnızlığa terketmesi de haramdır.

Aşağıdasunacağımız hadis, ayrıca îzâhı gerektirmeyecek şekilde konumuza açıklıkgetirmektedir.

  • Hz. Âişe(r.anha) anlatıyor.

Osmanb. Maz'ûn'un karısı (Huveyle güzel bir kadındı. Kocası için kınalanır, güzel kokularsürünür ve güzel de giyinirdi).

Birgün dikkati çeken bir pejmürdelik içinde yanıma geldi.

Allah'ınResûlü onu bu halde görünce, bana şöyle söylemekten kendini alamadı.

-Ya Âişe! Huveyle'nin üstü başı ne perişan bir halde böyle. 

(İşiniç yüzünü bildiğim için) ben de şöyle cevab verdim:

-YaResûlallah!(Kocası kendisini ibâdete verdiği ve karısıyla ilgilenmediği için) o kocasız bir kadın gibidir. Busebeble üstüne başına bakmaz oldu. (Kocası gibi o da) gündüzleri oruç tutuyor, geceleri namaz kılıyor.

Bunuöğrendikten sonra Allah'ın Resûlü Osman b. Maz'ûn'a haber saldı. Gelince de onuşöylece sorguya çekti:

-Ya Osman! Benim sünnetime; öğretilerim ve yaşayışıma aykırı mı gidiyorsun?

-Asla Yâ Resûlallah! Allah'a yemin ederim ki, ancak ve ancak senin sünnetiniizlemek istiyorum.

-(Ya Osman!) Ben geceleri uyur ve denamaz kılarım. Bazı günler oruç tutarım. Bazı günlerde de tutmam. Kadınlarımlada cinsî münâsebette bulunurum.

YâOsman! Allah'ın azâbına uğramaktan kork. Şüphesiz eşinin üzerinde hakkı vardır.Müsâfirin, hatta bizzat kendi öz nefsinin bile senin üzerinde hakkı vardır.

(Haklarınısâhiplerine verebilmen için gücünü koru. Bunun için de) Bazen oruç tut. Bazen de tutma.Gecelerin bir kısmında da uyu.18 

Sınırlıçok kadınlı evlilik iznini verirken bir kadınla evlilik ve boşanmayı üçlesınırlayan, zıhârı haram kılıp, îlâ ile cinselliğe köklü bir ölçü getiren İslâmDini'nin cinsel düstûrlarını ve bu düstûrlara dayalı içtihatları aktararakyaptığımız açıklamalardan anlaşılacağı üzere, evlilik hayatında yalnız kadındeğil, erkek de cinsel görevini yapmaya mecburdur. Görevini yapmaması halindekadın gibi erkek de suçlu ve günahkârdır.

Cinselgörevini yapmayan erkek de suçlu ve günahkârdır.

Suçludur; çünkü kadının cinsel hakkınıçiğnemektedir. Bunun için de aleyhine dava açılıp, hüküm verilebilmektedir.

Günahkârdır, çünkü Yüce Allah'ın; ["...Adâletli olunuz...", "...(Kadınlarınızı ne dul, ne kocalıbir durumda)askılı gibi bırakmayınız..."]19 şeklindeki emirlerini çiğnemektedir.

  • Geçici cinselilgisizlik câizdir

Cinselyönden mahkûm edilircesine kadının ilgisiz bırakılamayacağı asıl ise de,yukarıda işaret olunduğu üzere terbiye amacıyla geçici bir süre ilgisizbırakılabilir.

Kadın,arzu ve ısrar gösteren kocasıyla ilişkiye girmez, dilediği gibi gezer, şüpheliilişkiler kurar, fiîli saldırıda bulunur ve zinâya düşerse (v.s.) kendisineöğüt verilir. Verilen öğütler geçimsizliğini gidermez, hatalarını engellemezse,en büyük silâhı olan dişiliğine ev içinde geçici bir süre ilgisiz kalınır.Burada amaç, onu terbiye etmektir.20

NisâSûresi Âyet 34: "...(Bağımsız davranmak ve başkaerkeklere ilgi duymak gibi) Başkaldırmalarından korktuğunuz; tedirginlikduyduğunuz kadınlarınıza öğüt verin. (Cinselliklerine ilgisiz kalarak) Yataklarından ayrılın.

(Öğütve cinsel ilgisizlik yola getirmezse) Onları yaralamayacak şekilde dövün. Eğer size itâatederlerse aleyhlerine başka bir yol aramayın. Şüphesiz Allah Yücedir,Büyüktür."*

Buâyette öğütlenen "cinsel yönden ilgisiz kalmak" şeklindeki ceza, hiç şüphesizterbiye edici bir cezadır. Amaç yalnızca kadını değil, kocayı da terbiyeetmektir. Zira ilgisiz kalarak karısını terbiye eden koca, nefsini ilişkidenyoksun kılarak da kendisini terbiye etmektedir. Ayrıca karısının muzdaripolduğu başkaldırışında bir payı bulunup bulunmadığını da daha iyi bir şekildedeğerlendirebilmektedir.

Meşrûcinsellikten yoksun kılınmanın müessir bir terbiyevî ceza olduğunu Allah'ın Resûlü'nün "Tebûk" suçluları olan üç sahâbiye,eşlerine yaklaşmama emrini vermesinden de öğrenebiliyoruz.21 

 

1 Bakara 279.

2 Sırasıyla bkz. C. Sağir 2/94,2/201.

1 Nûr 15.

2 Müsned 4/341.

3 Et-Metâlibül-Âliyetü Hn. 1577.

4 a.g.e. Hn. 1558. Bu ve benzerihadîslerin asıl amacı, kocanın cinsel arzularını  karşılamanın öneminivurgulamaktır.

5 Et-Tac 2/314.

6 İ. Mâce K. Nikâh b. 4 (Hn. 1853).

Bu ve benzeri hadislerin amacıkocanın cinsel arzularını karşılamanın önemini vurgulamaktır.

7 M.S. Müslim Hn. 830, C. Sağîr 1/25.

8 Tirmizî K. Salât, B. 266.

9 Allah'ın ve Peygamberi Hz.Muhammed'in emirleri ve yasaklarına aykırı her bir duygu, düşünce, söz,davranış ve iş günahdır. Günah işleyen kişi de günahkârdır. İslâm toplumundahadd, kısas veya ta'zîr şeklinde cezalandırılması gereken her bir günah da birsuçtur.

Hadd, kısas ve ta'zîr içinlügatçeye bakınız.

10 Nisa Sûresi'nin 34. âyetiyanısıra bak. Et-Teşrîûl-Cinai'l-İslâmî 1/524-5.

11 Kadınlık görevini yapmadığıiçin, açıklanan şartlar içinde karısını dövebilecek koca, bu hakkını ilişkiyezorlamak için kullanmamalı, terbiye etmek amacını gütmelidir. Zira dövülerekilişkiye zorlanacak kadının tatmine erdirici bir eş olmayacağı açıktır.

Bunun içindir ki Allah'ın Resûlübizleri şöylece uyarmıştır:

"Hiçbiriniz günün sonunda ilişkiyegireceği karısını câriyesini döver gibi dövmeye kalkmasın."

Hadis için bak. Buhâri 6/153.

12 S. Ebû Davûd K. Nikâh B. 43 (Hn.2147). Hadis senedi yönüyle eleştirenlere göre dövme soruşturmaya uğratabilir..

13 M. Mesâbih Hn. 3269.

14 M. Zevâid 4/296, El-Metâlibül âliyetü 2/26-7.

15 İslâm bilginleri şu görüşçerçevesinde birleşmektedirler: Karısının ilişkiye arzulu zamanlarını gözeterekonu diğer bir erkeğe eğilimden korumak kocanın görevidir.

Karısına karşı cinsel görevini yapmagücünü kendisinde bulamayan kişinin, onu dışa eğilimden korumak için cinselgücünü arttıracak ve arzularını geliştirecek özel gıda ve ilaç alması dagörevidir.

Bak. Kurtubî Bakara 228 (3/124), Feyzûl-Kadîr1/100.

* Zihâr ve İlâ için ilgilibölümlere bakınız.

16 İ. Arabî Ahkâmül-Kur'ân 1/178, Kurtubî 3/106,Revâiül-Beyan 1/313.

"Mâlikîlere göre bir erkek hâzırveya gâib olup da zevcesine (karısına) cinsî münâsebeti bir müddet terk etmeklekadını mutazarrır etse veya mütemadiyen

ibâdetle meşgul olup da zevcesinecinsî münâsebette bulunmasa veya bir yanlşlıkla meselâ bıçak tutunurkenerkeklik uzvunu kesse veya kadınların cinsî zevkini gidereceği kendisine mâlumveya şüpheli olan bir ilacı velev hastalık için içse, bu yüzden zarara uğramışkarısı ayrılığını talebe hak sahibi olur. Bu halde koca boşamaya muvafakatetmezse, hakim ayrılığa hüküm eder."

Bak H. İ. ve İ. F. Kamûsu 2/353(Kısmen sadeleştirilmiştir.)

* 237. sayfaya bakınız.

17 Seyyid Sabık Fikhüs-Sünneti Cüz7 sh. 122.

18 M. Zevâid 4/301.

Parantez içi ilâveler aynıbölümdeki diğer hadislerden yararlanılarak konulmuştur.

19 Mâide 8, Nisâ 129.

20 Buharî 6/153.

* Geniş bilgi için Cuma Mesajlarıisimlkitabımızdaki "Başına Buyruk, Ahlâkı Düşük Saldırgan Kadın Dövülebilirmi?" başlıklı mesaj'ın okunmasını tavsiye ederiz.

21 Bak. R. Sâlihin B. Tevbeti Hn.9.

 

 

 



Ali Rıza DEMİRCAN
http://www.alirizademircan.net/23-esler-arasinda-cinsel-haramlar-ve-keffaretler-4-cinsel-gorevden-kacinmak-13-396h.html



Sexual Life According To IslamİSLAMA ƏSASƏN SEKSUAL HƏYATСЕКСУАЛЬНАЯ ЖИЗНЬ СОГЛАСНО КАНОНАМ ИСЛАМАئىسلامدا جىنسىي تۇرمۇشبيان حكم استرقاق الأسيرات و الاستغلال الجنسي لهن في ضوء القرآن والسنة
Ana Sayfa | Biyografi | Eserleri | Cuma Hutbeleri | İnceleme Makale | Güncel Konular | Haberler | İletişim