19- Benzemenin Hükmü ve Korunma Yolları.

19- Benzemenin Hükmü ve Korunma Yolları.
19- Benzemenin Hükmü ve Korunma Yolları.

19- Benzemenin Hükmü ve Korunma Yolları.

Benzemenin Hükmü ve KorunmaYolları

Küfür Olan Benzeme

"Küfür" Arapçabir kelimedir. Halk dilinde sövgü anlamındadır. Kur'ân ve Sünnet dilinde iseKâfir olmak manasına gelir. İnancı ne olursa olsun Müslüman olmayan kişiKâfirdir. Küfür olan benzeme ile kişiyi İslâm Dini'nden çıkarak kâfirleştirecekbenzemeyi ifade ediyoruz.

Müslümaniken kâfir olan kişinin İslâm Toplumu üyeliği düşer. Müslümanlarla kardeşliğibiter. Din ayrılığı sebebiyle Müslüman eşi ile evliliği sona erer. Müslüman'aana-babasına ve akrabasına varis olamadığı gibi Müslüman varislerine de mîrasbırakamaz. Tövbe edip İslâmî imana dönmedikçe yaptığı güzel işler boşa gider.Üstelik Cehennemliklerden olur.1

Yapılanbu gerekli açıklamadan sonra küfür olan bezeme örneklerine geçebiliriz.

İnançtaBenzeme bölümünde "İnsanları ve kurumları tanrılaştırmak", "Kâfirleri velîedinmek", ve "Yüceltmede aşırı gitmek" başlıkları altında küfür olan benzemeyiörneklendirmiştik. Burada örneklerimizi özetleyecek ve bazı ilavelerdebulunacağız.

Peygamberimizin;"Onlar bir keler deliğine girseler, siz de onları takib edeceksiniz..." buyurarak Müslümanları kuşatabileceğini bildirdiği benzeme türlerinin herbirini, tarihî asırlarda olduğu gibi devrimizde de Müslümanların inançları,âdetleri ve sosyal kurumlarında izlemek mümkündür.

Acabaizlenen bu benzeme türlerinin sebep olabileceği dinî hükümler aynı mıdır?

İslâmâlimleri, Kur'ân ve Sünnet ölçüleri ışığında bu soruyu, bazı benzemelerinküfür, bazılarının haram, bazılarının da mekrûh ve mübah olduğunu ifade ederekcevaplandırmışlardır.

A -Bâtıl din ve ideolojilerin bağlısı toplulukların inançları ve değer hükümlerinikabullenerek onları İslâmî kurallara eş değerde görmek veya İslâmî kurallarafikren veya fiilen tercih etmek şeklindeki benzeme, hükmü küfür yani kâfirlikolan benzemedir.

Bizburada bir kısmı doğrudan bir kısmı da dolaylı olarak konumuzla bağlantılıörnekler sunacağız.

1. Allah'ı, sebep-neticekanunlarının hâlikı, bilici, işitici, görücü, dilediğini yapıcı, güçlü vemerhametli Rab kabul edip de, batıl din ve ideoloji mensupları gibi O'na tamanlamda güvenememek, şartlar ne olursa olsun mutluluk ve kazancın, Allah'ınemir ve yasakları çerçevesinde olduğuna itimat edeme­mek bizi inancımızlaçelişkiye götürür.  (2)

2. Allah'ın, kâinatınyaratıcısı ve maliki olduğuna inanırken, bütün nimetlerin Allah'tan olduğuna,O'nun takdiri ile insanlara ulaştığına, Rabbimizin ümit olun­maz yerlerdensebeplerini yaratarak insanları nimetlendirebileceğine, dolayısıyla Allah'ınharam kıldığı yol­lardan rızık aramamak gerektiğine bütün varlığımızlainanmamak da bizi bâtıl perestlerin çizgisine düşürür. (3)

Mü'minler arasında faizlibankacılığın, içki imal ve sa­tıcılığının, hileli imalât ve sömürünün, ikbalmevkile­ri  için  insanlık onurunu çiğnemenin  ve daha nice hallerin görülmesi, yu­karıdaaçıklanan çelişkilerimizden kaynaklanmaktadır. Zira bu çelişkilerin temelinde,Allah'a isyandan çok, maddeci insanlar gibi O'na a güvenmemek vardır.

3.   Zekât, hac ve de adalet-af-yardım gibi erdemlere çağrı nitelikliAllah'ın buyruğu olan görevler, vakıf çalışmaları benzeri dini nitelikliaktiviteler, başka başka amaçlarla değil, yalnızca Allah'ın rızasını kazanmakiçin yapılır. Aksine davranışlar inancımızla çelişki oluşturur,  (4)

Mü'minin bütün söz, iş vedavranışları, tüm hayatı ve ölümü, âlemlerin Rabbi Allah içindir. Mü'min, bâtıldin ve ideoloji bağlıları gibi ah­lâk, ilim, sanat, vatan ve millet için değil,yalnız Allah için, O'nun emri ve yasağı olduğu için konuşur ve su sar, yapar vesakınır. Mü'min,  anılan değerleri ancakAllah'a kulluk için yüceltir ve uğrunda mücadele verir.

Giderilemediği takdirdeyukarına değinilen çelişkilerin her biri İslâm dairesinin dışına çıkarabilir.

4.   İnsan için yasa koyma hakkı onu yaratan Allah'ındır. Yaratanınemirleri ve yasaklarıyla çatışan yasalar konulamaz. İnsanlar ancak Allah'ın vePeygamberi Muhammed'in (s.a.) belirlemediği alanlarda düzenleyici kurallarkoyabilirler. İslâmî gerçek bu iken laikler/sekülaristler gibi fertlerin kurumlarınAllah'ın buyruklarıyla çatışan kesin emirler vermek, yasaklar koymak, he­lâlkılmak, haram saymak hakkı olduğunu kabul etmek İslâm Dini'ne aykırılığadüşürür.

Güncel bir anlatımla şöyle dediyebiliriz.

İslâma göre kayıtlı ve şartlıegemenlik hakları olan parlamentoların, Allah'ın açık ve kesin emirleri veyasak­ları, helâl ve haram hükümleri ile çelişen ve çatışan karar ala­bileceğineve bu kararların seküler sistemlerde olduğu gibi İslâm Dini zaviyesinden demeşruiyet arzedeceğine yürekten inanmak kâfirliğe götürür.(5)

5.  Özel şartları içinde ortak akıl, ilim,ihtisas, istişare ve referandum verilerine itaat gibi, Allah'ın ve PeygamberiHz. Muhammed'in itaat edilmesine izin verdiklerinin dışındaki düşüncesistemlerine ve İslâm dışı kurumlara inanarak ve benimseyerek itaat de İslâmdışılığa yönlendirir. Çünkü Peygamberimizin ifadesiyle Allah'a isyan hususundainsanlara ve kurumlara itaat yoktur.  (6)

6. İslâm'ın iman, ibâdet,hukuk, iktisat... ve ahlâk dallarına ait bir tek hükmünü dahi küçümsemek, dönemigeçtiğine inanmak, yani; Artık kısas ilkesi geçerliliğini yitirdi. Faiz yasağıanlamsızdır.

Kadınların örtünmelerine gerekyok. Karşılıklı rıza oldukça zina sakıncasızdır.

Beş vakit namaz fazlacadır gibiyaklaşımların bir tekini dahi benimsemek kişiyi kâfir kılar. Zira İs­lâm birbütündür. O'nun bütün hükümleri yücedir ve tartışma üstüdür. (7)

7. Allah'a inanmak fakatKur'ân'ın Allah tarafından vahiy meleği aracılığı ile Hz. Muhammed'e indirilmişson İlahi Kitab olduğuna inanmamak veya Kurân'a inanmak ama onun bildirdiğiiman esaslarının tümüne veya bir kısmına inanma­mak, me­selâ; meleklere veyacinlere yada Cehennemin varlığına inanmamak... Bütün bunlar da kişiyi kâfirkılar. (8)

8.Amelbakımından kusurlu olsalar da, mü'min iş, sanat, ilim ve siyaset adamlarıvarken onlara ilgisiz kalıp adımıza temsil ve tasarruf yetkisini kâfir vemünafıklara vermek, yüceliği onlarda görüp onları sevmek ve de onlarlayardımlaşmak da İslâmî imanın kalbe yerleşmemiş olması anlamına kişiyi münafıkeder. Münafıklık ise kâfirliğin bir türüdür.(9)

  Yukarıda özetlenen her biri bilgisizlik yanısıra, doğrudan ve dolaylı olarak yerli ve yabancı bâtıl din ve ideolojibağlılarını takip ve taklitten kaynaklanan inançlar, dav­ranışlar ve işlerdenkafamızı ve kalbimizi arındırmazsak, imanımızı kaybetmemiz kaçınılmaz olur.Allah'ın inandığı emir ve yasaklarına aykırı yaşamakla örneğin zekât vermemekleve zina yapmakla kişi günahkâr olur, inancını zaafa uğratır ama imanınıyitirmez. Fakat yukarıda su­nulan misallerde olduğu gibi, İslâm Dini'ninbütününe veya bir kısmına inancından sözlü veya fiili olarak ödün verirseimanını yitirir. Hayırları neticesiz kalır. Âhiret hayatı mahvolur. Bu gerçeğiRabbimiz şöyle açıklıyor:

«... İçinizden dininden dönüp kâfir olarak ölenolursa, bunların işleri dünya ve Âhirette boşa gitmiş olur. İşte Cehennemlikleronlardır. Onlar, orada ebedî olarak kalıcıdırlar.» (10)

AzizPeygamberimiz "İslâm yücedir. O'nun üstünde yücelik yoktur." buyuruyor.

Bunainanmalı, batıl din ve ideoloji bağlılarından etkilenip inancımızdan şüpheyedüşmeden  kimliğimizi korumalıyız. Çünkügerçek mü'minler inanlarında şüpheye düşmeyenlerdir.

 ["Gerçekmü'minler, Allah'a ve elçisi Hz. Muhammed'e inanan ve sonrada (inancınındoğruluğu ve ya­şanılması gerektiği hususunda) şüpheye düşmeyen, (bir deinancının hakimiyeti uğrunda) mallarıyla, can­larıyla mücadele vermişolanlardır. İşte gerçek doğru­lar onlardır."

"Onların Rableri katındaki mükâfatıaltından ırmaklar akan Cennetlerdir. Orada ebedî olarak kalıcı­dırlar."] (11)

1-Bakara217.

2-Yunus54, İbrahim 31.

3-Nahl53, Talak 3.

4- Enam162, İ.Mace Hn.4205.

5-Araf54,Tevbe 31,Ahzab 63.

6-Ahzab48,Kalem 9.

7-Maide 44-5, Nisa 14, Mücadele 20.

8-Nisa136,150-1.

9-Nisa44,Tevbe 23-4, Mücadele 22.

10-Bakara217.

 11-Hucurat 15, Beyine 8.

B -Yukarıda açıkladığımız küfür olan veya küfre götürebilecek olan benzemelerinyanı sıra bâtıl din ve ideoloji bağlısı her hangi bir toplum içinayırıcı/tanıtıcı nişan olmuş elbiseleri benzemek amacıyla giymek veya onlaraait nişanları takmak da küfür olan bir benzemedir. Bilerek ve benimseyerekHaç'lı takılar  takınmak, bilinenmateryalist örgütlerin rozetini takmak, haham ve rahip elbiselerini giymek,eşcinseller kulübüne üye olmak ve benzerleri küfür tipi benzemenin örnekleri olarakdeğerlendirilebilir.

(B)faslında verdiğimiz bilgilerle alâkalı olarak akla gelebilecek bir soruyurahmetle anılmasına vesîle olmak için İskilip'li Atıf Efendi merhumunsadeleştirdiğimiz diliyle cevaplandırarak küfür olan benzeme/teşebbüh bölümünübitirelim:

"Bundanötürü gayr-i müslim unsurlardan hangisi olursa olsun, onların şiarı/alâmetiolan şeyleri giyinmek, takınmak, kuşanmak doğru olan görüşe göreküfürdür/kâfirliktir.

"Bizdenbaşkasına benzeyen bizden değildir. Yahudi ve Hıristiyanlara benzemeyin." hadîs-işerifi gayr-i müslim milletlere mahsus olan nişan ve alâmet arasında diniyönden fark olmadığına delil ve burhandır.

Zünnarbağlamak ve haç takınmak gibi küfür alâmetinden sayılan şeyleri giyinmekledinen yapılmaması emredilen şeyleri, meselâ zina, hırsızlık yapmak arasında nefark vardır ki birinciler küfür alâmeti ve dini yalanlama belirtisi sayıldığıhalde ikinciler sayılmıyor, diye bir soru sorulacak olursa cevabında deriz ki:

Gerçiikinciler de birinciler gibi dinimizce yasaklanmış iseler de nef­si heves vearzular bunları yapmaya yaratılıştan eğilimlidir. Onun için şehevî kuvvetleriakıllarına galip gelen insanlar, dinen yasak olan nefsanî arzulan yapmaktangeri kalmaz. İşte bunun için Hz. Peygamber (s. a...) onları dini yalanlama nişanısaymamıştır. Fakat kâfirlere mahsus olan nişan ve alâmeti yapan için böyle birözür ve fıtrî yönlendirici yoktur. Zira bu esasen nefsin arzu ve meyil ettiğiarzular cümlesinden değildir. Şu halde bunu yapmaya sebep akide bozukluğundanbaşka bir şey olmadığı için din, dini yasakla­rın bu kısmını küfür alâmeti veinkâr belirtisi saymakla bunu yapanın kâfirliğine hükmetmiştir."

 

 

 

 



Ali Rıza DEMİRCAN
http://www.alirizademircan.net/19-benzemenin-hukmu-ve-korunma-yollari-16-336h.html



Sexual Life According To IslamİSLAMA ƏSASƏN SEKSUAL HƏYATСЕКСУАЛЬНАЯ ЖИЗНЬ СОГЛАСНО КАНОНАМ ИСЛАМАئىسلامدا جىنسىي تۇرمۇشبيان حكم استرقاق الأسيرات و الاستغلال الجنسي لهن في ضوء القرآن والسنة
Ana Sayfa | Biyografi | Eserleri | Cuma Hutbeleri | İnceleme Makale | Güncel Konular | Haberler | İletişim