17- Cinsel Haramlar

17- Cinsel Haramlar
17- Cinsel Haramlar 

17- Cinsel Haramlar

Allah'ınKitabı'ndan: "Onlar(gerçekmü'minler) Allah'ınyanında bir başkasını ilah edinip ona kulluk etmezler. Ölümü hak edenlerdışında, Allah'ın haram kıldığı cana kıymazlar. Zina etmezler. Kim de bunlarıyaparsa işlediği günahın cezasını görür. Kıyamet günü azabı kat kat olur. Okorkunç azabın içinde hor ve hakir bir halde ebediyen kalır."* 

Furkan 68-69

Mü'minin ırzını helâl görmek haramdır

Hz.Aişe (r.a.) anlatıyor:

"Allah'ınResûlü sahâbîlerine buyurdu:

-Allah katında en büyük riba (faiz) hangisidir?

-Allah ve O'nun Peygamberi daha iyi bilicidir.

-(İyice bilinizki) Allahkatında en büyük riba mü'min kişinin şahsiyetini ve namusunu çiğnemek hakkınıkendinde bulmaktır."

Emeği de namusu da sömürmek haramdır

Allahbilir faiz, kayba uğramaksızın kişinin emeğini sömürmek hakkını kendinde bulmakve sonuç olarak toplum ekonomisini olumsuz yönde etkilemek olduğu için haramkılınmıştır.

Kişininşahsiyetini ve namusunu çiğnemek hakkını kendinde bulmak ise emeğini sömürmekhakkını kendinde bulmaktan daha ağır bir suçtur. Ayrıca toplumda fertler arasıgüveni sarsacağı, anarşiyi doğurup geliştireceği için de toplumu olumsuz yöndedaha çok etkileyicidir.

Hadîsimizbu hakîkati açıklamaktadır.

Busebeble şahsiyeti ve namusu sömürmek, emeği sömürmek olan faizden daha büyükbir haram; günahtır.

Deyyûs cennet'e giremez

(Mü'minindokunulmaz mukaddes haklarından biri olan ırzını koruması gerektiğini açıklamakiçin) Allah'ın Resûlü şöyle buyurdu:

"Üçzümre vardır ki onlar (cezalarını çekmeden) Cennet'e giremez, onun kokusunu da alamazlar.

(Bunlar;sözleri, davranışları veya giyim tarzlarında) erkekleşen kadınlarla devamlıalkol olanlar ve bir de deyyuslardır.

Ashâb-ıKiram sordular:

-Ya Resûlellah! Deyyus kimdir?

-Deyyus: ehlini; (zevcesini,kızını, kız kardeşini vs. erkeklerden) kıskanmayan adamdır.

Birdiğer rivayete göre Hz. Peygamber deyyus'u şöyle tarif buyurdu:

-Deyyus: ailesinin pisliğini, yabancı erkeklerle düşüp kalkmasını kabullenenkişidir.2

Yolumdan sapanlar benden değildir

Hz.Enes (r.a.) anlatıyor:

"Allah'ınResûlü'nün (nasılve ne kadar)ibâdet yaptığını sormak için (Hz. Ali, Osman İbn-ü Maz'ûn ve Abdullah ibn-üRevaha'dan teşekkül eden) üç kişilik bir sahâbî topluluğu O'nun zevceleri, (annelerimize) geldiler.

(Hz.Peygamber'in nasıl ve ne kadar ibâdet ettiğini sordular.)

İbadetikendilerine bildirilince O'nun ibâdetini azımsar gibi oldular ve; Hz.Peygamber'in (yüceleryücesi durumu) neredebiz nerede, Allah onun geçmişteki ve gelecekteki bütün günahlarını affetti,dediler.

(Dahaçok ibâdet etmeleri gereğine kendilerini inandırdılar da) içlerinden biri; ben ömrümcebütün geceler namaz kılacağım, diğeri; hayatım boyunca bütün günleri oruçlageçireceğim; (hiçbirgün oruç)tutmamazlık etmeyeceğim, dedi. Üçüncüsü ben de hanımlarımdan ayrılacak,yaşadığım sürece bir daha da evlenmeyeceğim, dedi.

(Bukararları ve sözleri kendisine intikal edince,) Allah'ın Resûlü onlara gitti veşöyle buyurdu.

-Siz mi şöyle şöyle ölçüsüz laflar ediyorsunuz? Bütün bunları nereden çıkarıyorsunuz?

Bakınız,Allah'a yemin ederim ki ben sizin Allah'tan en çok saygı duyarak korkanınızımve sizler içinde O'nun emirleri ve yasaklarına en ziyade bağlı olanınızım.Böyle olmakla beraber, ben (bazı günler) oruç tutuyor (bazı günler de) tutmuyorum.

(Gecelerinbir kısmında)namaz kılıp -ibâdet ediyor (bir kısmında da) uyuyarak- dinleniyorum. Kadınlarla da evleniyor (normal aile düzenini sürdürüyor)um.

(Benbu şekilde yaşar, ibâdet ederken, fazlası ne oluyor? İyice bilmenizi isterimki:)

Benimyolumdan sapanlar (beni izleyenlerden) değildir.3

Mü'min, Allah'ın Rasûlü'­nün yaşayışını izlemeklemükelleftir

Mü'min,Allah'ın Rasûlü'­nün emirleri ve yasaklarını uygulamak ve O'nun yaşayışınıizlemekle mükelleftir.

İleriderecede bir mü'min olmak arzusuyla da olsa O'nun ilkeleri ve yaşamı ileçatışacak ve tabîî hayatın akışını aksatacak bir müslümanlık anlayışı veuygulamasına İslâm Dîninde yer yoktur.

Hz.Peygamber'e muhalefet edilerek Allah'ın rızasına erilemez. Ancak günahagirilerek Âhiret felaketi örgülenebilir.

Hadîsimizgenel olarak bu gerçeği açıklamakta, özel olarak da meşrû cinsel hayattanuzaklaşmanın mahzûrlu olduğunu beyan etmektedir.

Hadımlaşmaya kalkma

EbuHüreyre (r.a.) anlatıyor:

"(Beni meşgul eden bir problemimi) Allah'ın Resûlü'ne (s.a.v.)şöylece arzettim.

-Ya Resûlellah! Genç bir adamım. Nefsim için (arzularıma boyun eğip) zinaya düşmekten gerçektenkorkuyorum. Kadınlar(dan biri) ile evlenmek için de maddî güç bulamıyorum. (Hadımlaşayım mı?)

Allah'ınResûlü bana cevap vermedi. Ben (meselemi) aynı şekilde (bir daha) dile getirdim. Bana (yine) cevap vermedi. Daha sonra benzeri bir üslupla tekrararzettim. (Yinede) bana cevapvermedi. Aynı tarzda (dördüncü defa) arzettiğimde ise şöyle buyurdu:

-Ya Eba Hüreyre!(Hayatın süresince iradeni aşacak durumlarda) karşılaşacağın (olayları içine alan Kadersenaryosunu)yazan kalemin işi bitti.

Buduruma göre hadımlaş veya hadımlaşma (önemi yok. Ne varki sen emrolunduğun üzere yaşa,hadımlaşmaya kalkma.).4

Cinsel arzularıköreltmek

Abdullahİbn-ü Ömer'den (R.)

"Birsahâbî Allah'ınRasûlü'ne (s.a.v.) geldi ve şöylece izin istedi:

-Ya Resûlellah! Hadımlaşmama izin ver(ir misiniz?)

-Benim ümmetimin hadımlaşması (gündüz) oruç tutmak ve (gece de) namaz kılmak(la cinsel arzuları köreltmek)tir.5

Hadımlaşmak ve hadımlaştırmak ilahi düzene başkaldırmaktır

Allah'ınyarattığı düzeni değiştirmeye kalkışarak, örneğin hadımlaşmak, hadımlaştırmak,kısırlaşmak ve kısırlaştırmak Allah'a baş kaldırmaktır; büyük bir günahtır.İslâm dîni değil insanların, Peygamber'imizin diliyle hayvanlarınhadımlaştırılmasını bile yasaklamıştır.

Tarihimizdegörülen hadımlaştırma olayları İslâmi ölçülere göre bir zulümdür.

Bekârveya evli mü'min cinsî arzularının şiddeti dolayısıyla zina yapmak ve böyleceÂhiret azabına uğramaktan endişe duyuyorsa evlenmelidir. Veya her pazartesi veperşembe günleri oruç tutmak gibi Sünnet'te tavsiye olunan yollarla sık sıkoruç tutmalıdır. Ayrıca gece namazlarına kalkarak nefsi gücünü kırmalı; rûhîmelekelerini kuvvetlendirmelidir.

Hadımlaşma,cinsel ilişkiye girme gücünü, kısırlaşma ise, dölleme iktidarını gidermektedir.

Başını örtüver

Hz.Aişe (r.a.) den:

"Allah'ınResûlü, (eşiolan) Hz.Aişe'nin yanına geldiğinde onun hizmetçisi olan kızcağız gizlenince sordu:

-(Ya Aişe!) Bu kızcağız âdetini görüp ergenlikçağına girdi mi?

-Evet (girdi YaResûlallah!)

(Aldığıbu cevap üzerine)Allah'ın Resûlü sarığından bir parçasını ayırıp (kızcağıza uzatarak) şöyle emir buyurdu:

-  (Al da) bununla başını örtüver."6

Gözünü hemen ceviriver

Cerirİbn-ü Abdullah rivayet ediyor:

"Allah'ınResûlüne (s.a.v.), (mahrem olmayan kadınlara ve onların bakılmaması gereken saç, gerdan,kollar ve bacaklar gibi uzuvlarına) ansızın bakmanın günah olup olmadığını sordum.

Şucevabı verdi:

-Gözünü hemen (başkabir yöne) çevir."7

Şehvetle bakmak haramdır

İradeyedayalı olmayan sözler, işler ve davranışlardan kişi mesûl değildir. Çünküameller niyetlere göredir.

Busebeble önüne çıkan bir kadına bakan kişi sorumlu değildir. Ancak bir kadınaşehevî duygularla ve güzelliklerini keşf maksadıyla ikinci bir defa bakan kişiharam işlemiş olur. Zira Peygamber'imiz Hz. Ali'ye şöyle buyurmuştur:

"YaAli! Ansızın bakışa iradeli bakışı katma. İlki halâl ise de ikincisi halâldeğildir."*

Herharam fiil gibi şehvetli bakışlarımızdan da sorgulanacağımız bilinmelidir.

Sizler de mi görmüyorsunuz?

Hz.Meymüne ile beraber Allah'ın Resûlü'nün yanında bulunan Ümmü Seleme (r.a.)(başlarından geçen olayı) şöyle anlatıyor:

"(Rabbimiz tarafından) örtünme ile emrolunmamızdansonraydı. Biz Hz. Peygamber'in (s.a.v.) huzurundayken (Ashâb-ı Kiramdan âmâ) Abdullah İbn-ü Ümm-i Mektum çıkageldi. Hz. Peygamber'in yanına girdi.

(Ogirip-oturunca)Allah'ın Resûlü (eşleriolan Hz. Meymûne ve Ummü Seleme'ye):

-Örtünüze bürünerek bu zattan korununuz, buyurdu.

ÜmmüSeleme validemiz diyor ki; (bu emre muhatap olunca, ben de) şöyle dedim.

-Ya Resûlellah! Bu zat bir âmâ değil midir? Bizi göremez ve tanıyamaz (niçin örtünelim de korunalım?)

- (Evet o âmâdır,) ama sizde mi âmâsınız? Siz onugörmüyor musunuz?"8

Karşılıklı bakışmalar yasaktır

Abdullahİbn-ü Abbas (r.a.) anlatıyor:

"Abbas'ınoğlu Fazl Veda Hac'cında Allah'ın Resûlü ile aynı deve üzerinde ve gerisindebulunuyordu. Bu sırada Has'am oğullarından bir kadın (Hac'la ilgili) bir hususu sormak üzere Hz.Peygamber'e (s.a.v.) geldi.

(Kadıngelir-gelmez) Fazlkadına, kadın da Fazl'a bakmaya başladı. (Bu sırada) Hz. Peygamber Fazl'ınyüzünü diğer tarafa çevirdi.

Kadınşöyle sordu:

-Ya Resûlellah! Allah'ın kullarına farz kıldığı hac babamın yaşlılık döneminde,binek üzerinde durmaya güç yetiremediği bir devrede (ona) ulaştı. Onun için ben Hacyapabilir miyim?

Allah'ınResûlü (s.) şu cevabı verdi:

-Evet yaparsın."9

Asıl felaket yakınlarla ihtilattadır

AmirOğlu Ukbe (r.a.) rivayet ediyor:

"Allah'ınResûlü bir öğütlerinde sahâbîlerine şöyle buyurdu:

-Yanında mahremi bulunmayan kadınların yanına gir (erek onlarla bir arada yalnızkal)maktansakının.

(Hz.Peygamber'in (s.a.v.) bu öğütlerine muhatap olan) bir sahabî sordu:

-Ya Resûlellah! Kocanın kardeşi ve amca çocukları gibi akrabaya ne buyurursunuz? (Onlar da mı kadınlarımızlabir arada yalnız kalamazlar?)

Hz.Peygamber şu cevabı verdi:

-Sözü edilen koca akrabası ile bir arada yalnız kalmak ölüm (gibi aile ve ahlâk hayatınınçöküşüne sebeb)dir.10

Yalnız kalanerkekle kadına Şeytan katılır

Mukaddesyasalar ve tecrübeler cinsî duygulara hakim olmak için çok güçlü bir inanç veiradeye sahip olmak gerektiği kadar, bu duyguları geliştirecek vegerçekleştirecek vasatlardan (ortamlardan) da kaçınmak gerektiğini ortayakoymaktadır.

Birerkekle bir kadının yalnızca bir arada bulunmaları bu olumsuz vasatların enbelirginidir. Bu sebeble yalnızca kalınılan ortamlarda cinsel duygularıniradeyi aşacak boyutlara ulaşması kaçınılmazdır.

NitekimPeygamberimiz konu ile ilgili özetlediğimiz hadîslerinde şöyle buyurmuştur:

"Sizdenbiriniz yanında mahremi bulunmayan nikahına düşebilecek bir kadınla yalnızcakalmasın. Zira üçüncüleri şeytan olur."

"...Şeytan da kan damarlarınızda şehvet duyguları ile akar."

"Busebeble kadınlarla ancak mahremleri varken bir arada bulunun"*

Çevreninkontrolü ve kuşkusu dışında kalacağı için hadîsimizde konu edilen şekliylekayın ve amca çocukları gibi akraba fertleriyle yalnız kalmaların, kan deveranıgibi irade dışında akacak cinsî duyguları daha da geliştirici ve degerçekleştirici olacağı şüphesizdir.

Buradaşu hususa da değinmekte yarar görürüz.

Birerkekle bir kadının bir arada yalnızca kalmalarından cinsel menşelî bir günahdoğabileceği gibi doğmayabilir de.

İslâmDîni, değişik inanç ve irade gücü ve farklı kültürleri olan bütün insanlarıölçü alarak bu nevî yasaları koymuş, böylece doğabilecek ahlâkî mahzurlarınzuhurunu engellemiştir.

Vazîfemizilahî emirlere ve yasaklara uymaktır.

Şeytan kan damarında akar

Hz.Cabir (r.) anlatıyor:

"Allah'ınResûlü mü'minlere şöylece emir buyurdu:

-Yanından kocaları (veya mahremleri) bulunmayan kadınların yanlarına girip oturmayın. ZiraŞeytan her birinizin kan damarında (kanınız gibi iradenizin dışında) akar.

(Buarada muhatap olan sahâbîler olarak) sorduk:

-Sizin (kandamarınızda da akar mı?)

-(Evet) benim (kan damarımda) da (akar.) Ne var ki Allah bana Şeytana karşıyardım eder de ben ondan korunurum."11

Zina haramdır

EbuUmame (r.a.) rivayet ediyor:

"(Allah'ın haram kıldığı bir işteHz. Peygamber yapma izni verebilir düşüncesiyle ve de İslâmi şahsiyetininolgunlaşmamış olması sebebiyle olacak ki) bir genç Hz. Peygamber'e (s.a.v.) geldi ve (Ashâb-ı Kiramın da huzurundabulunduğu bir sırada Hz. Peygamber'e şöyle) dedi:

-Ya Resûlellah! Bana zina yapmak için izin verir misiniz?

(Hz.Peygamber'den böylesine ahlâk dışı bir fiil için müsaade istemeyi hiçbir gerçekmü'min tabii karşılayamayacağı içindir ki) Ashâb-ı Kiram bu genç adamın etrafını çeviriverdilerve ona; bırak (veböyle bir talepte bulunmaktan) vazgeç, dediler ve onu (bundan şiddetle men ettiler.)

(Sahâbîleriniizleyen) Allah'ınResûlü; onu yaklaştırın, buyurdu ve ona da "otur" emrini verdi. Genç de Hz.Peygamber'e iyice yaklaştı ve oturdu. (Aralarında aşağıdaki şu konuşmalar geçti.)

-Annenle zina yapılmasını sever misin?

-Allah'ın beni uğruna feda etmesini diler ve O'na yemin ederim ki hayır, (sevmem.)

-Diğer insanlar da anneleri ile zina yapılmasını sevmezler. Peki kızınla zinaedilmesini arzu eder misin?

-Allah'ın beni sana feda kılmasını diler ve O'na yemin ederim ki hayır (etmem) ya Resûlellah!

-Diğer insanlar da kızlarıyla zina yapılmasını arzu etmezler. Kız kardeşinlezina edilmesine razı olur musun?

-Allah'ın beni uğruna feda etmesini diler ve O'na yemin ederim ki hayır (olmam.)

-Diğer insanlar da kız kardeşleriyle zina yapılmasına razı olmazlar.

(Teyzeve halayı konu alan sualler-cevaplar aynı şekilde birbirini takip etti ve;)

Allah'ınResûlü(mübarek) elinibu gencin üzerine koydu ve onun için şöylece dua buyurdu:

-Allah'ım! Onun günahını affet. Kalbini (kötü duygulardan) arındır. Onu zinadan koru.

Buolaydan sonra artık o genç bir daha (zina yapmak arzusu gibi) duygulara kapılmadı."12

Zina eden kişinin dünyevî cezası

EbuHureyre'den... (r.a.)

"Allah'ınResûlü (s.a.v.) mescidde bulunuyorken bir adam geldi ve O'na yüksek bir seslehitap buyurarak:

-Ya Resûlellah! Ben zina ettim, dedi. (Böylece suç duyurusunda bulundu.)

Allah'ınResûlü (s.a.v.) ondan yüzünü çevirdi; ilgilenmedi. Fakat adamcağızResulellah'ın karşısına geçerek yine:

-Ya Resûlellah! Ben gerçekten zina yaptım, (şeklinde) itirafta bulundu.

(Medineİslâm Devleti­'nin başkanı ve biricik hakimi olan) Allah'ın Resûlü (s.a.v.), aynışekilde dört defa, suç duyurusunda bulununcaya kadar onun tarafına yönelipilgilenmedi. Adamcağız kendisi aleyhine dört defa şahitlik yapınca Hz.Peygamber onu çağırdı ve sordu:

-Sende delilik var mıdır?

-Hayır, yoktur Ya Resûlellah!

-Hiç evlendin mi?

-Evet.

Busorgulamadan sonra Allah'ın Resûlü (çevresinde bulunan sahâbîlere şöylece) emir verdi:

-Onu götürün ve recmedin."13

Bekâr ve de evli için zinanın cezası

Ferdi,ailevî ve sosyal hayatı çökerten haram olduğu içindir ki İslâm Dîni zinâyıgeçiştirici öğütlerle men'etmemiştir. Dünyada çekilecek, Âhirette görülecekcezalar koymuştur.

Kur'ânve Sünnet toplumunda itiraf, hamilelik veya dört şâhidin şehâdeti ile sabitolan zina fiilinin cezası, Kur'ân'da evli-bekar ayırımı yapılmaksızın yüz sopaolarak belirlenmiştir. Nûr Sûresinin 2. âyetiyle belirlenen bu cezadan önceevliler için zinanın cezası Peygamberimiz tarafından Tevrat (Levililer Bab 20,Tesniye Bab 22...) çizgisinde Recm (taşlanarak ölüm) olarak uygulanmıştır.

İslâm'aGöre Cinsel Hayat isimlikitabımızda genişçe açıkladık: Burada öneminden ötürü pekiştirerek ifade etmekisteriz ki, recm cezası Kur'ânî cezadan önce uygulanmıştır, Kur'ânî cezadansonra recm uygulandığına dair hiçbir belge yoktur. Bu sebeble recmin Kur'ân'dayer almadığı gibi, Hz. Peygamberin bizleri bağlayan yürürlükteki sünnetinde yeralmadığını söyleyebiliriz.

Pektabîîdir ki bekâr ve evliler için yüz sopa şeklindeki ceza Kur'ân ve Sünnetyasalarına göre yönetilen, İslâm inancı ve kültürünü yayan, zinaya götürücüyolları açtırmayan, açık olanları kapatan, devlet bütçesinden evlenemeyenbekarlar için fon ayıran ve şartları çerçevesi içinde birden fazla evliliğeruhsat çıkaran İslâm cemiyetinin zinakârları içindir.

Korktuğum homoseksüelliktir

Hz.Aişe (r.a.), Allah'ın Resûlü'­nü üzgün gördü. (Üzgün görünce de) sordu:

-Sizi üzen nedir Ya Resûlellah?

Şöylebuyurdu:

(Beni üzen) Ümmetim için pek çok korktuğum uygulamadır; Lûttoplumunun yaptığını (homoseksüellik) yapmalarıdır.14

Homoseksüeller azap öfkesi altındadır

EbuHüreyre (r.a.) rivayet ediyor:

"Allah'ınResûlü (s.a.v.) şöyle buyurdu:

-Dört sınıf insan vardır ki bunlar sabah ve akşam Allah'ın azap öfkesiiçindedirler.

(Sahâbîlertarafından) soruldu:

-Bunlar kimlerdir Ya Resûlellah!

Allah'ınResûlü (s.a.v.) şu açıklamada bulundu:

-Onlar:

(Sözde,davranışta, giyim tarzında v.s.) kadınlara benzemek isteyen erkekler,

Erkeklerebenzemek isteyen kadınlar,

Hayvanlarlacinsî ilişki kuran kişiler ve,

Homoseksüellerdir."15

Erkek erkeğe ve hayvanla cinsi temasın cezaları

Buhadîs bizlere dört cinsî vasıflı haramı öğretmekte ve bunların Allah'ın azabınadüşüreceğini bildirmektedir.

Budört haramın tercümedeki sıraya göre ilk ikisi Allah'ın yarattığını değiştirmekolduğu ve homoseksüelik ve sevicilik sapıklıklarına yol açtığı için haramdır.Diğer ikisi de doğrudan doğruya haram kılınan cinsî sapıklıklardır. Bu fiillerİslâm Toplumunda tazir cezasını gerektirecek şekilde suç oluştururlar.

Tenasül (üreme) uzvundan olmak şartıyla

İbn-üAbbas'dan... (r.a.)

"Ömerİbnül-Hattab, Allah'ın Resûlü'ne (s.a.v.) geldi ve şöyle dedi:

-Mahvoldum Ya Resûlellah?

-Seni mahveden nedir (Ya Ömer?)

-(YaResûlellah!)Palanımı ters çevirdim; (döl yatağından fakat arkadan yaklaşarak ilişkidebulundum.)

Hz.Peygamber ona her hangi bir cevap vermedi. (Bu sırada) Bakara Sûresinin 223. âyeti Allah'ın Resûlü'nevahyedildi:

"Kadınlarınız (çocuk yetiştiren) tarlanızdır. O halde (ön uzuv olan) tarlanıza ne şekilde isterseniz oşekilde varın. Nefisleriniz(in tatmini) için (sevişmeyi) öne alın. Allah'ın emirleri ve yasaklarınaaykırılıktan korunun. Onun huzuruna varacağınızı da bilin."

(EyPeygamber!) Senbu ilahi ölçüleri kabullenen mü'minleri müjdele."

(Buâyeti tebliğ ettikten sonra Allah'ın Resûlü her bir mü'mine yönelik olarakşöyle buyurdu:)

-Önden veya arkadan yaklaş(arak fakat mutlaka üreme organından cinsî temastabulun.) Ancakarka uzuvdan ve de âdet (hali gören eşinle cinsî münasebette bulunmak)tan sakın."16

Bütün aşk oyunları helâldir

İslâmDîni âdet ve lohusalık dönemlerinde cinsî münasebette bulunmanın, arka uzuvdan(organdan) temas etmenin ve ağıza boşalma şeklindeki oral ilişkinin dışındakarı-koca ilişkilerine bir sınır getirmemiştir.

Önuzuvdan, bir diğer ifadeyle üreme organından olmak şartıyla karşılıklı rızayadayalı bütün şekiller halâldir.

AncakAllah'tan utanılarak ve bizlere refakat eden meleklere saygı duyularak örtüsüzçıplaklıktan kaçınılması ve tülümsü bir örtüye olsun bürünülmesi Peygamberimiztarafından verilmiş olup uyulması gereken ve de ilişkinin şiiriyetini sağlayandînî bir öğüttür.

"İslâm'aGöre Cinsel Hayat" isimli kitabımızın okunmasını tavsiye ederiz.

Âdet halinde cinsel temas haramdır 

Hz.Enes (r.a.) anlatıyor:

"Yahûdilerkendilerinden bir kadın adet gördüğü zaman (âdet halindeki) bu kadınla beraber yemezler, içmezler ve evlerinde birarada yatıp kalkmaz; cinsî münasebette de bulunmazlardı. (Sahâbîler tarafından) Allah'ın Resûlüne (s.a.v.):"Adet halindeki kadınlarımızla bizim ilişkilerimiz nasıl olmalıdır." şeklindebir sual soruldu:

Busorunun sorulmasından sonra Yüce Allah Bakara sûresinin 222. âyetini vahyetti:

"-Adet hali bir ezadır; (bedenî ve rûhi rahatsızlıklara sebeb olucu bir haldir. Bu sebetle) adet halinde iken onlardanayrılın, iyice temizleninceye kadar onlara yaklaş (ıp cinsî münasebette bulun)mayın..."

Hz.Peygamber (buâyeti tebliğ etti ve) mü'minlere; âdet halinde bulunan kadınlarla bir arada yemelerini,içmelerini, evlerde beraber oturup kalkmalarını ve cinsî münasebetin dışındaher türlü ilişkiyi kurmalarını emir buyurdu."17

Âdet halinde cinsî münasebette bulunmanın kefareti

Âdetve lohusalık hallerinde kadınlarla sevişmek halâl, cinsi münasebette bulunmakise haramdır.

Rûhsalve bedenî mahzurları da ihtiva eden bu büyük haramı işleyen mü'minler Allah'danmağfiret dilemeli ve günahına keffaret olması için de beş gram altındeğerindeki malı veya parayı sadaka olarak dağıtmalıdır.

Çünküİbn-i Abbas (Peygamberimizin şöyle emir buyurduğunu) açıklamıştır:

"Herkim adet halinin başlangıcında karısıyla cinsi münasabette bulunursa bir dinar,son demelerinde bulunursa yarım dinar sadaka versin"*

Âdet halindesevişmek helâl, ilişki haramdır

Muazİbn-i Cebel (R.) anlatıyor.

"Hz.Peygamber'e (S.) sordum?

-(YaResûlellah!) Âdethali görürken karımdan nasıl yararlanmam bana halâl olur?

Allah'ınResûlü (S.) şu cevabı verdi?

-(Göbekle diz kapağı arasından) örtü üstünden (ve vücudun diğer kısımlarındanörtü altından yararlanman halâl olur.) Ancak örtü üstünden de olsa göbekle diz kapağıarasından yararlanmamak daha uygundur. "18

Hiç bir eylem çocuğun yaratılmasına engel olmaz

EbuSaîd El-Hudri (R.) anlatıyor.

Allah'ınResûlü'ne sahabîleri tarafından soruldu:

-Azil ile ilgili olarak (ne buyurursunuz Ya Resûlellah!)

Şöylebuyurdu:

-Her (cinseltemasla çıkacak) menidençocuk olmaz. Kaldı ki Allah bir varlığı yaratmak isterse onu hiçbir güçönleyemez.

Allah'ınResûlü azil ile ilgili diğer bir soruyu da şöylece cevaplandırdı:

-Hayır, (azlionaylayamam).Siz azil yapmamaya çalışın. Zira cinsî ilişkiden çocuk olması ancak ilahîkaderledir."19

Meniyi rahmin dışına akıtmak caiz midir?

a-Tercümede "la, aleyküm en lâ letef'alû" cümlesinde "la" yı sorulanı nefy ve"aleyküm..."ü de istinafiye olarak aldık.

b-Kadının rızası alınmak şartıyla meninin rahmin dışına akıtılarak çocuğunteşekkülüne engel olmak (azil), İslâm mantığına göre sonuca tesir edemeyecekbir işlemdir. Ancak keraheti (sakıncası) bulunsa da hüküm olarak caizdir.

Peygamberimizazli tasvip buyurmamıştır. Ancak kader programı içindeki gerekçesi her birmü'min tarafından kavranılamayacağı için de onu yasaklamamış, fakat gereksizbir işlem olduğunu şöylece açıklamıştır:

"Sizhakîkaten azil yapıyor musunuz? Siz bunu gerçekten yapıyor musunuz? Evet sizbunu gerçekten yapıyor musunuz? Kıyamet Günü'ne kadar yaratılması mukadderhiçbir can yoktur ki dünyaya gelmiş olmasın."

Azilyapılması ve diğer koruyucu tedbirlere baş vurulması halinde genel olarak çocukolmadığı için Peygamber'imizin anlamını sunduğumuz hadîsi ve benzerleri ile fiilidurum arasında bir çelişki sezinlenir gibi olmakta, pek tabîî ki bu durum bazıîmanî tereddütlere de sebeb olabilmektedir. Oysaki basit bir muhakeme bukonudaki hadîsleri anlamaya yeterlidir.

Kalplerve duygular üzerinde hakim olan Allah'tır. O kalpleri dilediği şekildeyönlendirir.

Eğerçocuk takdir etmişse çocuğu sevdirir. Azil yapmak, diğer koruyucu tedbirlerebaş vurmak gereğini duymazsınız. Size çocuk takdir etmemiş veya belirli sayıdaetmiş ise çocuk arzulamazsınız. Koruyucu tedbirlere başvurursunuz, ya dailişkilerinizden sonuç alamazsınız. Ama duygularınızın iradeniz dışındayönlendirildiğini bilmediğiniz için çocuk isteyip istememenin kenditasarrufunuz altında olduğunu sanırsınız.

Evet,çocuk bir kader konusudur. Takdir olunmadıysa cinsel ilişki sizi çocuk sonucunagötüremez. Evet, her çocuk bir döllenme sonucudur. Ne var ki Allah'ın kaderi;kudreti, bilgisi, rahmeti ve hikmeti tecelli etmezse çocuğun oluşumuna sebebolacak döllenme gerçekleşmez. Gerçekleşmesi ihtimâli sıfırdır. Çocuğun kadergereği olduğunu, bir başka izah getirmenin mümkün olmadığını geliniz bir ilimadamının kaleminden okuyalım. *

Cinsi münasebetlerini anlatanlar şeytanlar gibidirler

EbûHüreyre (r.a.) anlatıyor:

"Namazındanhiçbir bölümü unutmaksızın Allah'ın Resûlü namaz kıldırdıktan sonra bizerkeklere döndü. Allah'a hamd ederek O'na övgüsünü sunduktan sonra şöylebuyurdu:

-Olduğunuz yerde kalın (ve soruma cevap verin.)

Siziniçinizde karısının yanına geldiği zaman kapısını üzerine kapatan, perdesiniüstüne çeken, Allah(a karşı da haya) örtüsü ile örtünen (sonra cinsi ilişkide bulunan) adam var mı?

-Evet (var YaResûlellah!)

-Peki, böyle yaptıktan sonra dışarı çıkıp övünen ve de ben (karımla) böyle yaptım, ben (karımla) şöyle yaptım diyen (de var mı?)

Busoru karşısında sükût ettiler.

Allah'ınResûlü (budefa cemâat namazına katılan) kadınlara yönelerek sordu:

-Sizin içinizde(de bu şekilde) konuşanvar mı?

Onlarda sükût ettiler.

(Allah'ınResûlü'nün yerici ve yasaklayıcı vasıftaki bu soruları üzerine)gögüsleri henüz tomurcuklanmışgenç bir kız Allah'ın Resûlü'nün kendisini görebilmesi ve sesini duyabilmesiiçin bir dizi üzerine dayanarak uzandı da şöyle dedi:

-Ya Resûlellah! (Allah'ayemin ederim ki) sözünüettiğiniz şekilde erkekler de konuşuyorlar, kadınlar da konuşuyorlar.

Kızcağızınbu açıklaması üzerine Allah'ın Resûlü şöyle buyurdu:

-Bu şekilde konuşan (erkekler ve kadın)ların benzerleri (kimlerdir) biliyor musunuz?

(Evet) bu şekilde konuşan (erkek ve kadın) sokakta dişisi erkeğinerastlayan, sonra insanlar kendisine bakar dururken erkeği dişisi ile cinsîmünasebette bulunan erkek ve dişi şeytan gibidir."20

Cinsel ilişiki ile iftihar haramdır

Cinsî hayat insanhayatının önemli bir bölümünü teşkil ettiği için İslâm Dîni cisî hayatındüzenlenmesi ve eğitimine ehemmiyet vermiş çok yönlü düsturlar ve yasaklarkoymuştur.

A-Meseleninözü vasfında bir özet çıkaracak olursak şu bilgileri verebiliriz.

a-Dînimiz, evliliğe teşvik etmiş, çocuklarımızın evlenmelerine yardımcı olmamızıöğütlemiş, taaddüd-i zevcata ruhsat çıkarmıştır. Dîni ve tıbbi bir engelleriyoksa kadınların kocalarının arzularına anında icabet etmelerini emretmiştir.

b-Dînimiz zinayı, zinaya götürücü eylemler olarak şehvetle bakışmayı, nikâholmaksızın kadın erkek beraberliğini, cinsî arzuları tahrik eden musîkiyiyasaklamıştır. Ayrıca cinsî duyguları sömürücü fuhuş edebiyatı ve fuhuşişletmeciliğini yasaklamıştır. Öğretici vasıf taşımayan seksüel neşriyatı dayasakları arasına almıştır.

c-Dînimiz rontgenciliği, teşhirciliği, homoseksüelliği, seviciliği haramkılmıştır.

d-Dînimiz kadınlara arka uzuvdan ilişkiye girilmesini, adet ve lohusalık halindecinsî teması yasaklamıştır.

Cinselhayatla ilgili bu yasalar dizisi dînimizde cinsî hayata verilen önemibelgelemektedir.

İslâmDîni'nin bağlısı ve uygulayıcısı olan mü'minin cinsel hayatla ilgili konulardatavizsiz olması ana görevidir.

B-Cinsi hayatı mizah konusu yapmak, tahrik edici fıkra yazmak, hikaye anlatmak,karükatürizme etmek ve benzeri vakarı giderici eylemler içine girmek yapılanıntürüne göre ya haramdır ya da harama yakın bir günahtır. Özellikle ailehayatının mahremiyeti içinde kalması gereken cinsel tavırları söz konusu etmekhadîsimizin delalet ettiği üzere açık bir haramdır.

Buharam umumiyetle cinsel ilişki ile iftihar etmekten ve bu tür ilişkideki beceriile övünmekten kaynaklanır ki bu da haramdır. Çünkü Peygamberimiz; "Cinsel ilişki ile iftiharharamdır"* buyurmuştur.

Erkeğinkarısının, kadının kocasının cinsel davranışlarını açığa vurması çok değişikahlâk dışı duyguların çağrışımına sebeb olur;

a-Cinsel özellikleri bilinen erkekler ve kadınlar üzerine olumsuz yorumlaryapılmasına, şahısların görülmelerine,

b-Kıskançlıklara, nefretleşmelere ve alaya alınmalara neden olur.

c-Cinsel davranışlarının açığa vurulacağı endişesi ve korkusu cinsel hayattarahat davranamadıkları için tatmine ermeyen kadınların daha da donuklaşmalarınavesile olur.

Butür mahzurlarından ötürüdür ki İslâm Dîni aile hayatının mahremî sırlarınıaçığa vurmayı Peygamber'imizin diliyle şöylece yasaklamıştır.

"KıyametGünü Allah katında insanların en kötülerinden biri de kendisi karısıyla karısıkendisi ile oynaşıp-ilişkide bulunduktan sonra karısının davranış özellikleriniaçığa vuran adamdır."*

"İslâm'aGöre Cinsel Hayat" isimli eserimizi okumanızı tavsiye ederiz.

Hulle yapan melundur

Ukbetüibn-ü Amir rivayet ediyor:

"(İslâm Aile Hukuku ile alâkalı birilâhî yasanın bazı mü'minler tarafından gayesinden saptırılarak istismaredilmesi sebebiyle) Allah'ın Resûlü sahâbîlere şöyle buyurdu:

-Size emanet alınan koç nedir bildireyim mi?

-Bildiriniz Ya Resûlellah!

-O, üç talak ile boşandığı ilk kocası ile evlenebilmesi için kadını boşamaküzere nikah eden kişidir.

Allahbu kişiye de, kendisi için hulle işlemi yapılan kişiye de lanet etsin."21

Hulle nedir?

Buhadîs insanımız arasında "Hülle" olarak isimlendirilen ve İslâm'ın muarızı olangerici ve gerileticiler tarafından istismar edilen bir mevzua değinmektedir.

Bilgisizmü'minler için inancı zedeler bir durum arzeden bu konuya açıklık getirmekteyarar görüyoruz.

Gerekliolduğu için açıklamamızı, İslâm Aile Hukuku'nda Boşanma mevzu ile alâkalıbilgiler sunarak yapmaya çalışacağız.

a-İslâm'da boşamak hakkı erkeğe verilmiştir. İslâm hukukçularının bir bölümünegöre kadın boşanmak hakkını ancak nikâh akdi sırasında ileri sürüp kabulettireceği bir şartla sağlayabilir

Kocasınıncinsî iktidarsızlığı veya aşırı geçimsizliği sebebiyle kadının mahkemeyebaşvurarak boşanmak hakkını sağlaması da mümkündür. Ayrıca aldığı mehrin tamamıveya bir kısmını iade ederek kocasından kendisini boşamasını da dileyebilir.*

b-Boşamak hakkı niçin erkeğe verilmiştir? İslâm toplumunda kadının geçim problemiolamayacağı, ayrıca bekâr veya dul olan bir kadının da istediği dışındaevlendirelemeyeceği hususu kesin bir gerçektir. Bu sebeble gereksiz boşamayoluna girmiş erkeğin evleneceği yeni bir kadını kolaylıkla bulamayacağı, bulsada mehir gibi maddî bir sorunla karşılaşacağı, sonuç olarak da boşamadankadından çok erkek de etkileneceği için erkeğin ve kadının yaratıcısıtarafından boşamak hakkı genel olarak erkeğe verilmiştir. **

c-Erkek boşamak hakkını nasıl kullanır?

Kur'ânve Sünnete bağlı mü'min erkek bu hakkını şu yolları izleyerek kullanır:

Saldırganlaşarak,flört veya zinaya sürüklenerek, kocasını hiçe sayarak vs. aile içinde problemolmuş kadına önce öğüt verilir. Sonuç alınmazsa ev içinde kadınlığına boykotedilir. Bu da sonuç vermezse yaralamayacak şekilde dövülür.

Dövmekde etkili olmazsa geçimsizlik problemi, çözümlemeleri için erkeğin ve kadınınailesinden seçilen birer hakeme arzolunur.***

Onlarında müessir olamaması halinde erkek boşama yoluna girer.

Kur'ân-ıKerim'in Talak Sûresi'nin birinci âyetine göre koca karısını bir ay halininbitimi sonrasındaki temizlik döneminde ilişkiye girmeden boşar. BakaraSûresi'nin 228. âyetine göre, kadın takriben üç ay süren üç temizlik dönemiiddet bekler ve kocasından boşanmış olur. Ancak boşanan bu karı koca karşılıklırıza ile yeniden bir nikâh akdi yaparak evlenebilirler. Koca karısını, buşekilde ikinci bir defa daha boşayabilir ve akabinde karşılıklı kabul ileyeniden evlenebilirler.* Ancak üçüncü defa boşamayapılırsa, Bakara Sûresi'nin 230. âyetine göre erkek üçüncü defa boşadığıkarısıyla artık yeniden nikah aktederek evlenemez.

Evlenebilmesiiçin, bir sonraki hadîsde açıkl

Ali Rıza DEMİRCAN

http://www.alirizademircan.net/17-cinsel-haramlar-15-479h.html



Sexual Life According To IslamİSLAMA ƏSASƏN SEKSUAL HƏYATСЕКСУАЛЬНАЯ ЖИЗНЬ СОГЛАСНО КАНОНАМ ИСЛАМАئىسلامدا جىنسىي تۇرمۇشبيان حكم استرقاق الأسيرات و الاستغلال الجنسي لهن في ضوء القرآن والسنة
Ana Sayfa | Biyografi | Eserleri | Cuma Hutbeleri | İnceleme Makale | Güncel Konular | Haberler | İletişim