11- Maddî Yönden Benzeme

11- Maddî Yönden Benzeme
11- Maddî Yönden Benzeme

11- Maddî Yönden Benzeme

Maddî Yönden Benzeme

Maddîyönden benzeme ile bâtıl din ve ideoloji mensuplarına görünürdeki benzemeyikastediyoruz.

Bu türbenzeme, ibâdetlerden âdetlere, kılık kıyafetten zaman ve mekânkutsallaştırmaya kadar ferdî ve sosyal hayatın her sahasında görülebilmektedir.

Bütünbu benzeme çeşitlerini incelememizde örneklendirmek mümkün değildir. Ancak bizmevzu hakkında yeterli bilgi verebilmek için maddî yönden benzemeyi sekizbaşlık altında incelemeye/değerlendirmeye çalışacağız.

İbâdetlerde Benzeme

Bütün yeryüzüinsanlar, insanlar da Allah'a ibadet için yaratılmıştır. İbadet, Allah'ın herbir emri ve yasağına itaat etmektir. İnsanlara nasıl ibadet edecekleriniöğretmesi için gönderilen İslâm Dini, Hz. Âdem'den Hz. İbrahim'e, Hz. Mûsa veİsa'dan Hz. Muhammed'e kadar bütün peygamberlerin ortak teblîğidir. Tevrat,İncil ve Kur'ân da İslâm'ın kutsal kitaplarıdır. Hz, Muhammed bu dinin son veevrensel kılınan Peygamberidir. Onun teblîğ ettiği Kur'ân da Kıyamet Günü'nekadar yürürlükte kalacak son kitabıdır.

İslamDini'nde iman esasları, genel ahlâk kuralları ve namaz, zekât, oruç, kurban vehac gibi ana ibadetler aynıydı. Bu ibadetler tahrif edildiğinden Kur'ân veSevgili Peygamberimiz tahrif edilen ibadetlerde onları tahrif edenlere veuygulamalarına benzenilmemesi için öğretici uyarılarda bulunmuştur. Biz önceibadetlerde müşterekliği bildiren Kur'ân âyetlerinden misaller vereceğiz.

"İsrailoğullarından: ‘Yalnızca Allah'a ibadetedin, anaya-babaya, yakınlara, yetimlere ve yoksullara iyilik yapın, insanlaragüzel söz söyleyin, namazı kılın, zekâtı verin' diye kesin söz almıştık. Ne varki siz, içinizden çok azı müstesna sözünüzden dönmüştünüz. Sizler de atalarınız gibi yüz çeviriyorsunuz. "(1)

"EyMüminler! İslâmî iman ve hayat çizgisi üzerinde yaşayabilmeniz için sizden öncekilere farz kılınmış olduğu gibisize de oruç farz kılındı. "(2)

"Bizher topluma, Allah'ın kendilerine rızık olarak verdiği ot yiyen dört bacaklıhavyanlar üzerine,kesildikleri anda ismini anmaları için kurban kesmeyi biribadet olarak yasalaştırdık. Sizin ilâhınız tek bir ilâhtır. O'na teslim olun.İtaatkâr kulları müjdele. " (3)

Değinildiğigibi Hz. İbrahim'in, Hz. Mûsa'nın, Hz İsa'nın ve Hz. Muhammed'in öğrettiğinamaz aynıydı. Hz Muhammed'in öğrettiği İslâm'a özgü namazın günümüz Ehl-i Kitabındagörülmeyişi tahrife uğratılmış olması sebebiyledir.

İslâmDini'nin orijinalini, yürürlükteki tamamlanmış ve kemale erdirilmiş şeklilinitemsil eden Kur'ân ve Sünnet, tahrif edilen ibâdetlerin tahrif edilmişşekillerinde gayr-ı müslimlere benzemeyi onaylamamış, hatalarda benzemeyigiderici yasaklar koymuştur.

Namazsızlıktave Namazda Benzeme

a) -Namazsızlıkta Benzeme

Hz.Muhammed'in ve teblîğ ettiği Kur'ân'ın belirlediği şekliyle İslâm Dini'neinanan kişinin yükümlü kılındığı ilk ve en büyük görev namazdır. Namaz, bu yücedinin üzerinde kurulduğu beş ana temelden biri olup imanın belgesidir. Beden verûhta Allah'ın ilâhlığını/egemenliğini tasdiktir. Yaratanla irtibat kurmaktır.O'nun koyduğu yasalara göre yaşama şuuru, andı, alıştırması ve enerjisidir.

Peygamberlertarihi boyunca ilk sapmalar namazsızlıkta yaşanmıştır. Namazsızlıkta dayaşanmaktadır. Hiç şüphesiz namazı terk etmek ibâdetsizlik ve dış görünümyönünden kâfire ve münafığa benzemektir. Nitekim peygamberimiz, "Bizimleonlar; kâfirler-münafıklar arasında ayırım ölçüsü namazdır. Allah'ın yüklediğigörev olduğuna inanmaksızın Namazı terkeden kişi kâfir olur." buyurmuşnamazsızlığın sebep olacağı benzerliği belirlemiştir. Allah'ın Resûlü'nün butesbiti sebebiyledir ki sahâbiler İslâmî ameller içinde yalnızca namazın terkedilmesini kâfirlik/münafıklık olarak değerlendirmişlerdir. (4)

NamazsızlığaKur'ân ve Sünnet'e belirlenmiş dünyevî bir bir ceza yoktur. Böyle olmaklabirlikte, namazsızlık mü'minle kâfir ve münafık arasındaki dış görünüm farkınıgiderdiği ve toplumda olumsuz yönde çığır açabildiği içindir ki İslâmHukuku'nda konuya önem verilmekte, tembellik sebebiyle namaz kılmama günahkabul edilmenin yanı sıra suç olarak değerlendirilmektedir. Tövbeye davetedildiği halde namazsızlıkta ısrar eden mü'min aleyhine ictihadî olarak hukukiişlem yapılabilmektedir.

Benzemebakımından burada özetlenebilecek gerçek şudur:

Allah'ınemri olduğu için namazı kılmak, Peygamberin buyruğu olduğu için sürekli olmasada cemaat namazlarına katılarak açıktan kılmak, böylece kâfirler vemünafıklarla ayırt edilemez duruma düşmekten korunmak mü'minin başgörevlerindendir.

b -Namaz Vakitlerinde Benzeme

İslâmDini'nin emrettiği beş vakit namaz ve öğütlediği nâfile namazlar, kerahetvakitleri dediğimiz vakitlerin dışında kılınabilir. Uygun olmayan zamanlaranlamına kerahet vakitlerinde namaz kılmaktan yasaklanışımızın hikmeti/amacıise ibadet vakitlerinde İslâm dışı topluluklara benzememektir.

ÇünküPeygamberi­miz "Güneş doğarken vebatarken namaz kılmayı yasaklamış, buiki vakitte kâfirler güneşe tapıyorlar." (5) buyurarak yasaklamanın, onlarabenzerliği engellemek amacına yönelik olduğunu açıklamıştır.

c -Kıblede Benzeme

İslâm'ınilk devirlerinde mü'minlerin kıblesi Kudüs'teki Beyt-i Makdis/Mescid-iAksa'ydı. Namazda oraya dönülürdü. Yahûdilerin ibadet kıblesi de Mescid-iAksa'ydı. Hz. Peygamberin ve ashabının Mescid-i Aksa'yı kıble edinmesi,Yahûdileri onurlandırıyor ve onlarda Hak üzerinde oldukları duygusunuuyandırıyordu.

Bubenzerlik Hz. Peygamberi üzüyor, onu Kâbe-i Muazzama'nın Kıble olması içinduâya yöneltiyordu. Peygamberimiz duâlarını sürdürdü. Yüce Allah da O'nunduâlarını kabul buyurdu. Böylece kıble değiştirildi. Kabe'yi içine alanMescid-i Haram kıble oldu. Bu hadiseyi zikreden âyette şöyle buyurulur:

"Bizçok kerre yüzünü göğe doğru evirip çevirdiğini muhakkak görüyoruz. Şimdi seniherhalde hoşnut olacağın bir kıbleye döndürüyoruz. Namazda yüzünü atlıkMescid-i Haram tarafına çevir... " (6)

NamazdaSallanmada Benzeme

Bu konuda Peygamberimiz benzememe ilkesinden hareketle şöyle emir vermiştir:

"Namazadurduğunuzda tam bir hareketsizlik içinde olun. Yahûdiler gibi sallanmayın. "(7)

       Namaza Çağrıda Benzeme

ŞanlıPeygamberimiz Medine'ye hicret ettikten sonra ilk iş olarak Mescidini yaptırdı.

Mescid-iNebî, Müslümanların ibâdet yeri olduğu gibi Medine İslâm Devletinin siyasî,idarî, askerî merkezi ve aynı zamanda bir ilim ve irfan ocağı oldu.

Mü'minler,Peygamberimizle ve arkadaşlarıyla ancak namaz vakitlerinde Mescid-i Nebî'degörüşebiliyorlar, günlerinin diğer kısımlarında hayatî faaliyetlerdebulunuyorlardı.

Ne varki Müslümanlar arzu ettikleri gibi tam namaz vaktinde camiye gelemiyorlardı.Bazen geç kalıyorlardı. Bazen da pek erken geliyorlar, namaz vaktini beklemekzorunda kaldıkları için de günlük çalışmalarını aksatıyorlardı. Çünkümü'minleri tam namaz vakitlerinde camiye çağıracak bir vasıta yoktu.

Buproblemi çözmek üzere Peygamberimizin başkanlığında istişarî bir toplantıyapıldı. Bu toplantıda bir çok fikir ileriye sürüldü. Namaz vakitlerinibildirmek için bazı sahâbiler çan çalmayı, diğer bir kısmı boru çalmayı, üçüncübir grup da yüksekçe bir yerde ateş yakmayı teklif ettiler. Önerilen usûller,Hıristiyanların, Yahûdilerin ve Mecûsilerin özellikleri olduğu ve onlarabenzenileceği için kabul görmedi.

İşte bugünlerde, Peygamberimizin yıldız sahabîlerinden Abdullah bin Zeyd bir rüyagörür. Rüyasında nûrlu bir zât, kendisine namaz vakitlerini bildirecek enhayırlı yolu göstereceğini söyler. Mescid-i Nebî'nin damına çıkarak bildiğimizşekliyle Ezan'ı öğretir.

Abdullahbin Zeyd uyanır uyanmaz, Peygamberimize gelir ve rüyasını anlatır.Peygamberimiz, (s. a.) kendisine öğretilen kelimeleri, davûdî bir sese sahipolan Hz. Bilâl'e öğretmesini emir buyurur.

Hz.Bilâl, muhrik sesiyle Medine şehrinde ilk ezanı okur. Başta Hz. Ömer olmaküzere yirmiye yakın sahabî, Hz. Bilâl'in ezanını işitir işitmez koşa koşamescide gelerek Abdullah bin Zeyd'in gördüğü rüyayı kendilerinin degördüklerini haber verirler. (8)

Böylece14 asırdır aynı cümlelerle okunan Ezân-ı Muhammedi, Peygamberimizin tasvibi veKur'ân'ımızın "Biz senin şanını yükselttik." ifadeleriyle tasdikineticesinde mü'minleri namaza çağırıcı davet olur. (9)

B -Oruçta Benzeme

Yukarıdaanlamı sunulan Bakara sûresinin 183. âyetinde açıklandığı üzere oruç, öncekiPeygamberler döneminde örneğin Hz. Mûsa ve İsa teblîğlerinde yer alan biribadetti. Değişikliğe uğratıldı. Hz. Muhammed görevi gereği, orucun tahrifedilen şeklinde Yahûdiler ve Hıristiyanlara benzenilmesini yasakladı.

a -Âşûra Orucu:

Allah'ınResûlü Medine'ye geldikten sonra, Yahûdilerin Muharremin onuncu günü olan ÂşûraGünü oruç tuttuklarını gördü. Niçin oruç tuttuklarını sorunca, onlar şu cevabıverdiler:

-ÂşûraGünü büyük bir gündür. Allah bu günde Hz. Mûsa'yı ve kavmini Firavun'unzulmünden kurtardı. Firavun ve bağlılarını da bu günde sulara gömdü. Hz. MûsaAllah'a şükretmek için bu günü oruçla geçirdi. Biz de onu izleyerek Âşûra günüorucunu tutuyoruz.

Allah'ınResûlü aldığı bu yanıttan sonra,

"-BizHz. Mûsa'ya sizden daha lâyıkız ve daha çok dostuz." buyurarak,Âşûra Günü oruç tuttu ve mü'minlere de tutmalarını emir buyurdu.

PeygamberimizinMuharrem'in onuncu günü oruç tuttuklarını ve tutulmasını da emir buyurduklarınıgören sahâbileri, O'nun gayr-ı müslimlere benzenilmemesi hususundakihassasiyetini bildikleri için şöylece hatırlatmada bulundular:

- YaResûlellah! Şüphesiz ki bu gün Yahudilerle Hıristiyanların yücelttikleri birgündür.

Buhatırlatma üzerine Sevgili Peygamberimiz de şöyle buyurdular:

- Onlara benzememek için gelecek seneinşaallah onuncu gün ile birlikte dokuzuncu gün oruç tutarız.

Aynıkonu ile ilgili bir diğer hadislerine göre ise şöyle buyurmuşlardır:

Âşûragünü oruç tutunuz, ancak bir gün önce başlayarak veya bir gün sonrasını dailave ederek Yahûdilere aykırı uygulama yapınız/onlara benzemeyiniz. (10)

b -İftar Etmeksizin Ardarda Oruç Tutma

Leylâisimli kadın sahâbi şöyle anlatıyor:

-Beniftar etmeksizin iki gün ardarda oruç tutmak istedim. (Kocam) Beşir, böyleyapmamamı istedi ve şöyle dedi:

-Ben debu şekilde oruç tutmak istedim. Ama Hz. Peygamber, (s. a.) benzeme olacağı içinbu şekilde oruç tutmamı yasakladı ve şöyle emir buyurdu:

-Bu şekilde Hıristiyanlar oruç tutmaktadır.(Siz böyle oruç tutmayın.) Allah'ın sizeemrettiği şekilde oruç tutun. Orucunuzu akşam iftar vaktine kadar sürdürün;akşam olunca da iftar edin."(11)

c -Sahura Kalkmamada Teşebbüh

Hz.Peygamber'in (s.a.) oruç ibadetinde gayr-ı müslimlere benzenilmemesiniöğütledikleri bir husus da, onlar gibi sahura kalkmaksızın oruç tutmaktır.

Busebeple Peygamberimiz mü'minleri az da olsa sahur yemeği yemeye teşvik etmiş,sahurda bereket olduğunu bildirmiş ve sahura kalkmanın temel gerekçesi­ni deşöyle açıklamıştır:

"Bizimorucumuzla Ehl-i Kitab'ın (Yahûdiler ve Hıristiyanlar) orucunuayıran bir fark da sahur yemeğidir. " (12)

Sahurla ilgili bu açıklamadan anlaşılacağı üzere uykuyakalarak değil de uykuyu bölmemek maksadıyla ve tembellik sebebiyle sahurakalkmamak da Sünnet'e aykırılıktır. Gayr-ı müslimlere benzemektir ve günahayönelmektir.

(1)  Bakara 83

(2)  Bakara  183

(3)  Hac 34

 (4) Tirmizi İman 9,Tac 1/140-1.

(5) El-Menhelül-Azbül-Mevrud Ş. Sünen-i Ebû Davûd 7/ 172.

(6) Bakara 144.

 (7) Müsned 5/225

(8) Buharî  Ezan 91,EbuDavud Salât 161

(9) İnşirah 9

(10) Müslim, Sıyam 46, Tirmizi, Savm 17.

 (11) Müslim, SiyamB.S. Yevm-i Aşûra, Buharî, Sıyam.

 (12)Müsned 1/241

. Hacda Benzeme

Yeryüzünde yapılmış ilk mabet olan Kâbe'de ibadet ve tavafHz. Âdem döneminde başladıysa da, Arafat vakfesiyle birlikte Kâbe'yi tavafınana gövdesini oluşturduğu Hac ibadeti, Allahın buyruğu olarak Hz. İbrahim'lebaşladı.

 Hz.Salih, Hûd, Yûnusve Hz. Mûsa gibi Peygamberler de Hac yaptı ve yapılması gereğini öğretti. (13)

 Orijinal İslâm tahrifeuğratıldığı için Ehl-i Kitap bağlıları Hac ibadetini dışladılar. GiderekAllah'a ortak koşucu Putperestlere dönüşen başta Mekkeliler olmak üzereAraplar, siyasî ve ekonomik çıkarları için korudukları Hacda, İbrahimî çizgidensaparak değişiklikler yaptılar.

İslâm'ın, ömrün belirli günlerinde yaşanan özeti olan vedünya ve ahiret faydalarını içeren Hac, Vahiy meleği Cibrîl'in öğretimi veeğitimi ile aydınlatılan Hz. Muhammed tarafından aslî temellerine oturtuldu.Tahrifçilere benzerliği gideren uyarılar yapıldı, aykırılık emredildi, yasaklarkonuldu.

Yapılan benzerliği giderici işleri şöylece özetleyebiliriz:

Peygamberimiz, İbrahimi çizgiyi südürerek Telbiye'yiputperestlerin şirkinden arındırdı. Kendilerini Allah'ın ailesi; Kâbe'nin asilçocukları görerek Harem sınırları içinde Müzdelife'de vakfe yapan Mekkelilereaykırılıkla Arafat'ta vakfe yaptı. Peygamberimiz, güneş dağların tepesindeykenArafat'tan ayrılan Müşriklere muhalefet ederek güneşin batışıyla ayrıldı.Güneş, Sebir dağından doğmadan Müzdelife'den ayrılmayan Müşriklere aykırılıklada güneş doğmadan yola koyuldu. Hac kurbanlarından yenilmediği için yenilmesiniemir buyurdu. Hac mevsiminde Umre yapılmamasına karşın bizzat Umre yaptı veKıyamet Günü'ne kadar yapılacağını duyurdu. Böylece hacda benzerliklergiderildi. (13)

Sonuç

Verilen misallerden anlaşılacağı gibi İslâm, Müslüman'ın enbilinçli olduğu anlar/durumlar olarak değerlendirilebilecek olan namaz, oruç,hac ve kurban gibi ibadetlerde bile, kökeni ne olursa olsun batıl dinmensuplarına benzemeye cevaz/onay vermemiştir. Üstelik yasaklar da getirmiştir.Sonuç olarak Peygamberlerin ortak teblîği olan İslâm'a aykırılıklargiderilmiştir.

(13) Buhari, Hac 28, 34, 91, 100. Razi M. Kebir20/2 

 



Ali Rıza DEMİRCAN
http://www.alirizademircan.net/11-maddi-yonden-benzeme-16-344h.html



Sexual Life According To IslamİSLAMA ƏSASƏN SEKSUAL HƏYATСЕКСУАЛЬНАЯ ЖИЗНЬ СОГЛАСНО КАНОНАМ ИСЛАМАئىسلامدا جىنسىي تۇرمۇشبيان حكم استرقاق الأسيرات و الاستغلال الجنسي لهن في ضوء القرآن والسنة
Ana Sayfa | Biyografi | Eserleri | Cuma Hutbeleri | İnceleme Makale | Güncel Konular | Haberler | İletişim