1- Teşebbühün Önemi, Tarifi ve Tarihi Gelişimi

1- Teşebbühün Önemi, Tarifi ve Tarihi Gelişimi
1- Teşebbühün Önemi, Tarifi ve Tarihi Gelişimi

1- Teşebbühün Önemi, Tarifi ve Tarihi Gelişimi

TeşebbühünÖnemi, Tarifi ve Tarihi Gelişimi

İslâm'ınTarifi ve Orijinalitesinin Korunması Gereği

Allah, varlığını kendi zatından alan, öncesi ve sonrasıolmayan, zerreciklerden galaksilere bütün varlıkları yaratan ve yaratmakta olanRabdir. Gücü, bilgisi ve merhameti sınırsızdır. Her varlık ve oluş O'nunvarlığına delildir.

Şanı Yüce olan Allah tüm yeryüzü varlıklarını insan içinyaratmıştır. Güneşi, ayı ve yıldızları insana hizmet verebilecek şekildeyapılandırmıştır. İnsanı da kendi Yüce Zatına ibadet etmesi için halketmiştir.

İnsan, Allahın, Rûh'undan değerler katarak en güzel şekildeyarattığı, Melekleri saygı duruşuna geçirdiği, yarattıklarının büyükçoğunluğuna üstün kıldığı ve kendisine ebedi hayat belirlediği özel varlığıdır.(1)

Yüce Allah, kendisine ibadet etmesi için yarattığı insana,nasıl ibadet edeceğini öğretmek, görevini yapan insanları Cennet'lemükâfatlandıracağını, yapmayanları ise Cehennem'le cezalandıracağını açıklamakiçin insanlar arasından elçiler seçti. (2) Uyularak ibadet edilmesi içinkoyduğu yasalarını; emirleri ve yasaklarını insanlara iletmeleri için vahiyyoluyla elçilerine bildirdi.

Bu elçilere Peygamberler diyoruz. İlk Peygamber ilk insanolan Hz. Âdem olup, son Peygamber Hz. Muhammed'dir.

Bütün insan topluluklarına Peygamber gönderildiği için bu ikiPeygamber arasında sayılarını yalnızca Allah'ın bileceği kadar Peygambergörevlendirildi. Peygamberlerin vahiy meleği Cibrîl aracılığıyla Allah'tan alıpinsanlara teblîğ ettikleri ilâhi yasalar, Kutsal Kitaplar'da toplandı. Peygamberlerinteblîğ ettikleri, bir bölümü teblîğ edildikleri dönemler sonrasında yitirilenKutsal Sayfalar/Kitaplarla Tevrat, Zebûr, İncil ve Kur'ân'ın oluşturduğubütünün ortak adı İslâm'dır.

Kur'ân-ı Kerîm'de "Allah katında din yalnızca İslâm'dır..." buyrularak tanıtılan ve "Kendisinden başka bir Din'in kabuledilmeyeceği..." duyurulan İslâm, Kutsal Kitap'ların oluşturduğu İslâm'dır.(3)

Hz. Nûh, İbrahim, Mûsa, İsa, Muhammed ve benzerleri İslamDini'nin Peygamberleridir. Teblîğ edildikleri dönemdeki orijinal içerikleri ileTevrat ve İncil gibi Kitaplarla Kur'ân da İslâm'ın Kutsal Kitapları'dır.Tarihler boyunca Peygamberlere inanan insanlar da kendi dönemlerininMüslümanları olmuştur. Bir diğer anlatımla örneğin Hz. İsa'nın havarileri ileHz. Mûsa dönemi imanlıları bizim Müslüman kardeşlerimizdir.

Tarihî süreçte Peygamberler, yalnızca kendi toplumlarına,toplumlarının diliyle ve de şeraîtlerle/ yasalarla  belirli dönemler için gönderilmişlerdir. (4)Allah'a isyanları ve Peygamberlerini öldürerek yaptıkları zulümler sebebiyleYahûdilere özel olarak haram kılınanlar dışında Peygamberlerin teblîğ ettikleriyasaların içeriği ve dolayısıyla o yasaları içine alan Kitaplar ana hatlarıyla aynı olmuştur.(5)Kur'ândiliyle tarihî her bir topluluk için şerîat belirlendiğinin açıklanması,şeraîtler arası farklılıklara değinmek için değil, ilâhi yasasız toplumbırakılmadığını açıklamak içindir. Peygamberlerin ölümleriyle birlikteteblîğleri de kaybolduğu veya tahrife uğradığı için Allah, Peygamberlerinikoyduğu yasalarıyla ardı ardına göndermiştir.

Allah'ın dini olan İslâm'ın yeryüzünde orijinalitesini; aslîgüzelliği ve etkisini koruyabilen yasaları kalmadığı, mevcut Kutsal Kitaplarörneğin Tevrat ve İncil beşer eliyle tahrife uğratılarak sıradanlaştığı ve Hakile Batıl iç içe girdiği için Allah, son Peygamberi Hz. Muhammed'i bütüninsanlığa Kur'ân'la göndermiştir. Peygamberliği de Kıyamet Günü'ne kadargeçerli kılınmıştır.

-Allah şanını artırsın.- Hz. Muhammed kendisinden öncegönderilmiş bütün Peygamberleri doğrulamıştır. Teblîğ ettiği Kur'ân da öncekiilâhi kitapları tasdik etmiş ve mevcut doğrularını bize bildirmiştir. YüceAllah, kendisine ibadet edilmesi için Peygamberleriyle bildirdiği yasalarını,yaptığı ilavelerle birlikte Kur'ân'da toplamıştır. Böylece seçtiği din olanİslâm'ı geliştirerek tamamlamış, ona son şeklini vermiştir. (6)

Burada öneminden ötürü vurgulanması gereken gerçek, İslâmDini'nin son kitabı olan Kur'ân-ı Kerîm'in insanlığa sunduğu ana ilkelerin, sayılı ilaveler dışında önceki muhtelifKutsal Kitapların parça parça sunduğu ilkelerle   aynı oluşudur. Kurân ilavelerinden çokiçeriği ile; Fıtrat, Tevhid, Şirk, Vahiy, Peygamberlik, Zulüm, Cennet veCehennem gibi kavramları Rabbimizin bildirdiği şekilde açıklamasıylayücelmiştir.

Bu gerçeği, bizzat Kur'ân açıklamaktadır. Kur'ân'a görekendisi dahil, Kutsal kitapların orijinallerinde yer alan iman esasları birdir.Örneğin Allah'ın birliğine ve yüce sıfatlarına, Ahiret Hayatı'na; Cennet veCehennem'e iman aynıdır. (7)

Namaz, oruç, zekât ve hac müşterek ana ibadetlerdir. (8)

Adalet, söze ve sözleşmelere bağlılık, cihad, danışma, Hakkaçağrı, Bâtıllardan sakındırma ve benzerleri, ilâhi mesajların her dönemdeyüklediği görevlerdir. (9)

Ana-babaya ihsan, akrabaya, komşulara, yoksullara veyetimlere yardım, yaşlılara saygı, sosyal ilişkilerde sabır ve doğal varlıklarıAllah'ı zikreden bilinçli varlıklar olarak görme, bütün Peygamberlerin öğütleriolmuştur. (10)

Evlilik, mîras ve suça bire bir ceza olan kısas kutsalkitaplarda yerini almış birleşilen sistemlerdir. (11)

İnsanları tanrılaştırma, haksız yere insan öldürme, zina,eşcinsellik, faiz, işkence, ekonomik entrikalar, hırsızlık ve aldatma gibiyollarla insanların mallarını yeme, baskıcı yönetim, zulüm, Allah yolundanalıkoyma, taraflı yargı ve benzerleri Kur'ân yanı sıra diğer ilâhi kitaplardada yasaklanmış haram işlerdir. (12)

Değinildiği üzere Kur'ân, önceki kutsal kitaplarda yer alanana ilâhi emirleri ve yasakları toplamıştır. Onları aslî özellikleri ve anlambütünlüğü içinde sunmuştur. Yöneticileri adalet, liyakat ve şûra ilkeleriniişleterek seçme, hayra yöneltecek özel örgütler oluşturma ve kısası organlarateşmil etmeksizin diyet alternatifi ile cana canla sınırlama gibi sınırlıilaveleri olmuştur. (13)

Değinilen hakikati, "Şüpheden, tahriften ve  inkârcı ve isyancı topluluklara ceza olarakyüklenmiş ağır yükümlülüklerden beri olan İslâm'la gönderildiğini,"bildiren  Peygamberimiz de şöyleceaçıklar:

"Diğer Peygamberler arasında benim konumum şöyledir:Sanatkârın biri pek güzel ve her yönden mükemmel bir bina yapmıştır. Ama binadabir kerpiçlik de boş yer bırakmıştır. İnsanlara gelip bu binayı gezdiklerindebeğeniyorlar fakat o bir kerpiçlik yer de gerektiği şekilde doldurulmuş olsaydıdemekten kendilerini alamıyorlar. İşte ben peygamberler arasında o kerpiçgibiyim. "(14)

İslâm binası önceki Peygamberler tarafından yapılmış,bırakılan boşluk da Hz. Muhammed tarafında doldurulmuştur.

Yapılan açıklamalardan anlaşılacağı üzere Hz. Muhammed'e imandiğer bütün Peygamberlere imandır. Onları yüceltmedir. Örneğin Kur'ân'da Hz.Nuh'un İbrahim'in, Mûsa'nın ve annesi Meryem'le birlikte İsa'nın onlarca defasaygıyla anılması bunun kanıtıdır. Kur'ân'a iman da Kur'ân öncesinde indirilentüm ilâhi emirlere ve yasaklara, özelde Tevrat'ın ve İncil'in orijinallerineimandır. Bir diğer anlatımla bütün Peygamberlerin teblîğ olan ortak bütüneimandır.

Kur'ân, İslâm'a iman edilmesi ve ona uyulmasını emrederken,asliyetini koruduğu için yalnızca kendisinin içerdiği ve sadece kendisininaçıklayabildiği ortak bütünü ifade eder. Çünkü Hz. Muhammed de ve ona inananlarda Peygamberlerin temsil ettiği bu ortak bütüne uymakla yükümlü tutulmuşlardır.

Konuyu biraz daha açalım:

Kur'ân, Peygamberlerin teblîğ ettiği bütün ilâhi mesajlaranlamına Kutsal Kitapların özüdür, Kur'ân'ın özeti de Fatiha sûresidir.

Bu sûrede Müslümanlara bir duâ öğretilmektedir. Kendilerinenimetler verilmiş insanların yoluna erdirilmemizi istememiz öğretilmektedir.Nimetlendirilen insanların karşıtları olan ilâhi öfkeye uğramış, doğru yoldansapmış insanların yolundan korunmamızı istememiz de öğretilmektedir.

İzledikleri yolu istememiz gereken nimetlendirilmiş insanlarkimlerdir? Onlar Hz. Muhammed öncesinde gönderilen peygamberlerdir. Gittikleriyoldan kaçınmamız gerekenler de, bir hadiste de açıklandığı gibi Peygamberlereaykırı yollar edinen, kendilerine Kitap gönderilmiş kişilerdir.

Enam Sûresi'nin 83-90. âyetlerini incelediğimizde bu hakikatikavrayabiliyoruz. Bu âyetlerde Rabbimiz, aynı gerçekleri teblîğ etmiş olduklarıiçin aralarında fark olmadığını da açıklarcasına -cümlesine Selâm olsun-İbrahim, İshak, Yakub, Nûh, Davud, Süleyman, Eyüp, Yûsuf, Musa, Harun,Zekeriyya, Yahya, İsa, İlyas, İsmail, Eylese, Yûnus ve Lût Peygamberlerihayırla anıyor ve onların kendilerine Kitap, Hüküm ve Peygamberlik verildiğinide açıkladıktan sonra Peygamberimiz Hz. Muhammed'e şöyle emrediyor:

"Onlar Allah'ın dosdoğru yola erdirdiği kimselerdir. O haldesen de onların yoluna uy. Tebliğde bulunduğun insanlara da şöyle de: Sizdenhiçbir karşılık istemiyorum. Çünkü yaptığım tebliğ, bütün insanlar için biruyarı/öğütten başka bir şey değildir. "

Hz. Muhammed'e benzeri bir emir de İbrahim'in Milletine/Tebliğineuyması için veriliyor. Hz. İbrahim'in Tebliğine uyulması ile ilgili emir, Hz.Muhammed'e iman edenlere de veriliyor. (15)

İslam'ın Peygamberleri ve kitapları bir bütün olduğu ve bubütünü Allah'tan indirilmiş şekliyle Hz Muhammed ve onun Tebliği olan Kur'ântemsil ettiği için Hz. Muhammed'e ve Kur'ân'a inanılmadıkça İslâm'a inanılmışolmaz; Hz. Musa'ya ve İsa'ya da inanılmış olmaz. Tevrat'a ve İncil'e deinanılmış olmaz. Bunun içindir ki Kur'ân'da bütüne inanmamız emrediliyor:

"Siz şöyle deyin: Biz Allah'a, bize indirilmiş olan (Kur'ân')a, İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakûb'a veTorunlarına indirilmiş olana, Mûsa'ya ve İsa'ya verilmiş olana, -aralarındaayırım yapmadığımızda ötürü- bütün Peygamberlere Rableri tarafından verilmişolana inanıyoruz. Çünkü biz kendimizi Allah'a teslim edenlerdeniz. Eğer omlar sizin inandığınız gibi inanacak olurlarsa,doğru yola ulaşmış olurlar. Ancak yüz çevirecek olularsa, ayrılık içinde olacakolanlar onlardır. Onlara karşı Allah sana yetecektir. Çünkü O, çok iyiiştendir, çok iyi bilendir."(16)

İslâm bir bütün olduğundan bizim için İslâm Hukuku'nun birkaynağı da önceki Peygamberlerin Teblîğleri, özel ifadesiyle şerîatleriolmuştur. Ancak önceki Peygamberlerin şerîatlerinin bizi bağlayıcıolabilmesi   için İslâm'dan olduklarınınkesin olarak bilinmesi lazımdır. İslâm'ın yürürlükteki tek kaynağı Kur'ânolduğu için de orada yer alması gerekir. Bunun için önceki peygamberlerinşerîatinde yer alan hükmün oruç misalinde olduğu gibi Kur'ân ve Sünnet'tezikredilerek bize de farz kılındığının açıklanması, ya da Kur'ân ve Sünnet'teyer almakla birlikte yürürlülükten kaldırıldığına ilişkin bir kaydınbulunmaması şarttır.

Sözün özü İslam bir bütündür. Bütüne inanmak için Hz. İsa'nınPeygamberliği gibi Hz. Muhammed'in Peygamberliğine; Tevrat gibi Kur'ân'a dainanmak gerekir. İslâm'dan başka din kabul edilmeyeceğine göre, mazeretsizolarak onu temsil eden Hz. Muhammed'e ve Kur'ân'a inanmaksızın Cennet'e degidilemez.

Gerçek bu olduğu içindir ki Rabbimiz Araf sûresinde Hz. Muhammed'einanıp ona uyan ve onunla indirilen Nûr olan Kurân'a iman edenlerin felahaereceklerini açıklamakta ve onları rahmetiyle kuşatacağını bildirerek şöylebuyurmaktadır:

"Ey Muhammed! İlan et: Ey insanlar! Şüphesiz ben, göklerin veyerin egemenliği kendisinin olan Allah'ın hepinize gönderdiği elçiyim. Ondanbaşka hiçbir ilâh da yoktur. Yaşatan ve öldüren de O'dur. Öyleyse Allah'a veelçisine inanın. Okuması yazması olmayan, Allah'a ve O'nun sözlerine inanan oelçiye inanın ve ona uyun ki doğru yolu bulasınız."(17)

Yaptığımız bu uzunca izahların amacı, niçin İslâm dışıtopluluklara benzememekle emrolunduğumuzu açıklamak içindir. Başta Tevrat veİncil'e inanır olduklarını söyleyen Ehl-i Kitap Yahûdiler ve Hıristiyanlarolmak üzere İslâm dışı toplumların Tek ve Hak din olan İslâm'ın bütünüyle tambir bağlantıları olmadığı için onların İslâm'a aykırı yönlerine muhalefet,Allah katında kabul olunur tek din olan İslâm'a bağlılığın gereğidir. Bununiçin onların benzeme konusu olan aykırı yönlerini bilmek gerekmektedir.

(1)Tin 5, Bakara 29, 34, İsra 70, Hıcr 29, Beyine 6, 8

(2)Nahl 36, İsra 15

(3)Al-iİmran 19, 85

(4) İbrahim 4

(5) A. İmran 21, Nisa 160,

(6), Maide 3, 48

(7) Bütün Kur'ân Peygamberlerin teblîğ ettiği Allah'a veAhirete iman esaslarıyla doludur. Ayrıca bak. Zuhruf 19, A. İmran 2-3, 42,

(8)Bakara83, 125, 183

(9) Bakra 246A, İmran 21, 114, Neml 34

(109 Bakara 83, Sad 18, Enbiya85

(11) Bakara132, Maide 45, Enam87, Neml 16

(12) Nisa161, Araf 85, Maide 32, Meryem 28, Ankebut 28-9

(13) A. İmran 104, 159, Nisa58

(14) Tirmizî Hn. 3617,Müsned 3/387,M.Mesabih Hn.177.

(15) Nahl 123, A. İmran 94

(16) Bakara 135-6

(17) Araf 156-8

 

 

 

 

 



Ali Rıza DEMİRCAN
http://www.alirizademircan.net/1-tesebbuhun-onemi-tarifi-ve-tarihi-gelisimi-16-354h.html



Sexual Life According To IslamİSLAMA ƏSASƏN SEKSUAL HƏYATСЕКСУАЛЬНАЯ ЖИЗНЬ СОГЛАСНО КАНОНАМ ИСЛАМАئىسلامدا جىنسىي تۇرمۇشبيان حكم استرقاق الأسيرات و الاستغلال الجنسي لهن في ضوء القرآن والسنة
Ana Sayfa | Biyografi | Eserleri | Cuma Hutbeleri | İnceleme Makale | Güncel Konular | Haberler | İletişim